Etiketler: roman

2. Abdülhamid’in Uyku Öncesi Kitap Okutma Adeti

II.Abdülhamid Han, iyi bir okuyucu idi. İlme aşıktı. Şezadelik yıllarında başlayan kitap okuma sevgisi ömrü boyunca hep devam etti. Çok zengin bir kütüphane yaptırdı. Dünyanın her tarafından getirilen eserlerle donatıldı.

Başarının Temel Sırrı: Cehaletten kurtulup alim olmaktır.

Sultan, gece yatmadan önce de kitap okuturdu. Kızı Ayşe Sultan, yazdığı hatıratında babasından bu konuda şunları nakletmektedir: “Gündüzleri beni meşgul eden işlerin ağırlığından kurtulmak,  zihnimi başka taraflara sevkedip düşüncelerimi defetmek ve rahat  uyuyabilmek için her gece odamda kitap okutuyorum. Okuttuğum eserler ciddi olursa büsbütün uykum kaçıyor. Onun için bir takım romanlar tercüme ettiriyorum.” Der ve gülerek ilave ederdi: “Küçüklüğümde dadım bana ninni söylerdi. Şimdi de okunan kitaplar aynı tesiri yapıyor. Esasen yarı dinliyor, yarı dinlemeden uykuya dalıyorum. İşte benim uyku ilacım budur.”

(Mehmet Aydın’ın İKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN’IN LİDERLİK SIRLARI kitabından)

Ve İlk Görev Suikast Selâmlığı…

Osmanlı sultanı II. Abdülhamid’in otuz üç yıllık saltanatı, suikast girşimlerinin de toplamıdır. Kadir Tanır, en son romanı Suikast Selâmlığı’nda bu konuyu irdeliyor. Roman, İver Yayınları tarafından yayınlandı.

Suikast Selâmlığı dört bölümden oluşuyor. Yemin, Şah Açmazda, ‘Fedai’ Avında-1, ‘Fedai’ Avında-2, Yer Gök ‘Suikast’, Bir Maymun Kayboldu, Şeytan(ım)la Hasbıhal… bu dört bölümlük yolculuğun duraklarından yalnızca birkaçının adı.

İttihat ve Terakki’ye fedai olarak kabul edilen Cemil, romanın ana karakterini oluşturuyor. ‘Paşa’ Yakup, suikast düşüncesiyle yaşayan muhalif bir kişilik olarak yer alıyor Suikast Selâmlığı’nda. Hüsrev Paşa, onun yeğenleri Tevfik ve Şevket dillendirdikleri II. Abdülhamid düşmanlığıyla, okuyucuya kimi tanıdık isimleri çağrıştırıyor. Galip ve Mehlika ise, Cemil’in hayatında önemli yeri olan iki farklı “dünya”.

Türkiye Yazarlar Birliği’nce 2008 yılının en iyi romancısı seçilen Kadir Tanır, farklı roman tekniğiyle, toplumsal sorunlarımızın kaynaklarını ustaca irdeliyor. Yazar, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, siyasal hayatımızda yaşanan hayâl kırıklarını, bir kez daha hatırlatıyor bizlere..

Kadir Tanır, romanını II. Abdülhamid’in itiraflarıyla sonlandırıyor. Aynı cesareti bizlerin de sergileyebilmesine bir çağrı Suikast Selâmlığı.

“Kurşun kafasının üzerinden, bir arşın havadan geçti, gitti duvara çarptı, bahçeye doğru sekti. Bir anda onunla yüz yüze geldik. Gözlerimin içine öyle bir bakış baktı ki dizlerimin bağının kesildiğini hissettim. İkinci kurşunu sıksam oracıkta işi biterdi. Bunu biliyordu. Ama yüzünde korkudan eser yoktu. Hatta meydan okuyor gibiydi.”

Kaynak: http://www.milligazete.com.tr/haber/suikast-selâmligi-144416.htm