Kategoriler: Haberler

Ulu Hakanın Türbesi kapatılmış!

Abdulhamid Han’ın türbesinin beş aydan beridir kapıları kilitli. Neden acaba? Restorasyon mu başka bir şey mi, neden?

Abdulhamid HanCuma namazını  Sultanahmet Camiinin avlusunda sevgili şair Ali Ayçil ile eda etmiş  olduk. Şairimiz Ali Ayçil küçük bir kaza geçirmiş  ve sağ elinin iki parmağı kırılmış. Vapurda dalgın bir vaziyette iken yanına oturduğumu görmedi bile. Birlikte yürüdük. Alçıda ve sargılar içindeki sağ eliyle epey bir zaman Üsküdar üzerine yazı yazamaz artık. Zaten bu parmakların kırılma olayı Üsküdar üzerine yazdığı ve bu hafta Gerçek Hayatta yayınladığı yazıdan sonra meydana gelmiş. Geçmiş olsun Ali’ciğim.

Namazdan sonra sevgili dostum şair Arif Dülger ile sözleştiğimiz gibi buluştuk. Bana bir yemek sözü vardı. İfa etmiş olduk birlikte. Sonra biraz yürüyelim dedik ve Mustafa Kutlu’yu ziyaret edelim dedik. Kutlu Bey izine ayrılmış. Selam bırakıp ayrıldık.

Türk Ocağında çay içelim dedi Arif Bey. Mekândan içeri girdik. Mekânda ünlü kişilerin mezarları  mevcut… Ben hemen sola doğru yürüdüm gel Cennet Mekân Abdülhamid Han Hazretlerine bir dua edelim, dedim. Yürüdük, türbenin kapınsa vardık. On kadar genç adam kapının önünde durmuş bakınıyorlar. Kapıya yöneldim ki eyvah kapı kapanmış ve kilit vurulmuş. Bu ne hal, dedik, sorduk, soruşturduk. Meğer beş aydır türbeyi ziyarete kapatmışlar. Bak şu işe. Kim gocunmuş olabilir ki? Çok ayıpladım, ayıpladık, ayıplayacağız bundan böyle.

Abdulhamid Han Türbesi

Kültür Bakanlığı  mı her kim türbeyi ziyarete kapatmış ise tez zamanda hatasını  telafi edip türbeyi açmalıdır!

dunyabizim.com

Uzakları Görebilen Hükümdar (Çamlıca Basım Yayın)

Abdülhamid Han, saltanatı müddetince, milyonlarca kilometrekare toprağa sahip bir ülkede, eğitim, kültür, sanat, mimari, askeri teşkilat, sağlık, iktisat, bilim ve teknoloji sahalarında yaptığı yenilik ve hizmetlerle devlet ve millete şeref ve itibar kazandırmıştır. O devirde yapılan atılımların birçoğu hâlâ bilinmemektedir. Daha da garibi, o devrin teknolojisiyle hazırlanan projelerin pek çoğu günümüzde bile henüz gerçekleştirilememiştir.

Düşmanlarının bile siyasi bir deha demekten

Ve İlk Görev Suikast Selâmlığı…

Osmanlı sultanı II. Abdülhamid’in otuz üç yıllık saltanatı, suikast girşimlerinin de toplamıdır. Kadir Tanır, en son romanı Suikast Selâmlığı’nda bu konuyu irdeliyor. Roman, İver Yayınları tarafından yayınlandı.

Suikast Selâmlığı dört bölümden oluşuyor. Yemin, Şah Açmazda, ‘Fedai’ Avında-1, ‘Fedai’ Avında-2, Yer Gök ‘Suikast’, Bir Maymun Kayboldu, Şeytan(ım)la Hasbıhal… bu dört bölümlük yolculuğun duraklarından yalnızca birkaçının adı.

İttihat ve Terakki’ye fedai olarak kabul edilen Cemil, romanın ana karakterini oluşturuyor. ‘Paşa’ Yakup, suikast düşüncesiyle yaşayan muhalif bir kişilik olarak yer alıyor Suikast Selâmlığı’nda. Hüsrev Paşa, onun yeğenleri Tevfik ve Şevket dillendirdikleri II. Abdülhamid düşmanlığıyla, okuyucuya kimi tanıdık isimleri çağrıştırıyor. Galip ve Mehlika ise, Cemil’in hayatında önemli yeri olan iki farklı “dünya”.

Türkiye Yazarlar Birliği’nce 2008 yılının en iyi romancısı seçilen Kadir Tanır, farklı roman tekniğiyle, toplumsal sorunlarımızın kaynaklarını ustaca irdeliyor. Yazar, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, siyasal hayatımızda yaşanan hayâl kırıklarını, bir kez daha hatırlatıyor bizlere..

Kadir Tanır, romanını II. Abdülhamid’in itiraflarıyla sonlandırıyor. Aynı cesareti bizlerin de sergileyebilmesine bir çağrı Suikast Selâmlığı.

“Kurşun kafasının üzerinden, bir arşın havadan geçti, gitti duvara çarptı, bahçeye doğru sekti. Bir anda onunla yüz yüze geldik. Gözlerimin içine öyle bir bakış baktı ki dizlerimin bağının kesildiğini hissettim. İkinci kurşunu sıksam oracıkta işi biterdi. Bunu biliyordu. Ama yüzünde korkudan eser yoktu. Hatta meydan okuyor gibiydi.”

Kaynak: http://www.milligazete.com.tr/haber/suikast-selâmligi-144416.htm