Bulışlara Osmanlı İlgisi

Buluşlara Osmanlı İlgisi

Osmanlı Devleti’nde daha kuruluş yıllarından itibaren ilme ve âlime büyük bir değer verilmiştir. Bu durum Osmanlı Devleti’nin gerileme ve çöküş devrinde de devam etmiştir. Sultan 2. Abdülhamid, bir yandan zor günler yaşayan Devamını Oku »

Abdülhamid'in Dersaadeti

Abdülhamid’in Dersaadeti Belgeseli

Samanyolu TV tarafından yaptırılan, Abdülhamid Han dönemini dört başlıkta inceleyen Abdülhamid Han belgeseli sitemizde. Belgeselin ilk bölümü Abdülhamid Han’ın ilk icraatlarını, ikinci bölümü getirdiği yenilikleri, üçüncü bölümü Abdülhamid Han’ın politikalarını, dördüncü ve Devamını Oku »

Sultan Abdülhamid Tahtını Nasıl Kaybetti?

Sultan Abdülhamid Tahtını Nasıl Kaybetti?

Heyet, Sultan 2. Abdülhamid Hana tahttan indirildiğini tebliğ ederken… İsyanı bastırmak üzere İstanbul’a gelen Hareket Ordusu Yıldız Sarayı’nı sarıp ablukaya alarak açlığa mahkûm ederken; bir yandan da Mecliste padişahın tahttan indirilmesi müzâkere Devamını Oku »

YİĞİTLER EMANETİ YERİNE TESLİM ETTİ

20161218_084903

Kısa zamanda çok büyük kitlelere ulaşan “ HALEP’E YARDIM ELİ “ kampanyasında toplanan yardımlar bugün sabah saatlerinde AFAD ekiplerine teslim edildi. Yardım malzemelerinin teslim edilmesinden sonra ajanstarih.com ve ikinciabdülhamid.com adına kısa bir açıklama yapan Vasfi Turan yardımları Halep’e, kardeşlerimize ulaştırmanın mutluluğunu şu şekilde anlattı:

 

 

 

Biz Osmanlı Torunları olarak kendimize yakışanı üzerimize düşeni yaptık. Dedelerimiz asırlarca bu topraklara adalet ve hoşgörü ile hükmederken huzur ve refah içerisinde yaşayan bu coğrafyalar Osmanlı Devleti’nin yıkılması ile adeta paramparça oldular. Halifeliğin kaldırıldığı günden bu güne kadar paramparça olan İslam Dünyasında kan ve gözyaşı hiç dinmedi.  Gördüğünüz gibi artarak devam ediyor.

 

 

 

Bugün burada Halep de yaşananlar aslında dünya üzerinde İslam ve Müslümanlar üzerinde oynanan oyunları da apaçık ortaya koymaktadır. Gözünü kan bürümüş İslam düşmanları dört bir koldan Müslüman kardeşlerimize saldırıyorlar.

 

 

 

Çok şükür bizim geçmişimiz şan ve şerefle dolu bizim dedelerimiz gittikleri her yere adalet ve hoşgörü götürmüşler. Avrupa’nın göbeğinde İspanya da kızgın taşlara oturtularak işkence gören Yahudilere dahi kucak açmışlar. Ama bakın bugün sözde Demokrasiden adaletten bahsedenlerin kurduğu düzen ortada İşte Halep işte Irak işte Lübnan işte Müslüman coğrafyası her yerde kan ve gözyaşı hâkim.  Bunun suçluları da sorumluları da bellidir. VE elbet hak ettikleri cezayı alacaklardır.

 

 

 

Burada kardeşlerimize Halepli çocuklara kurşun sıkacak kadar adileşmiş Esed denen soysuzun ve destekçilerinin köpekleri ne yaparsa yapsınlar bizi korkutamazlar. İşte biz kardeşlerimizle beraber buradayız.  Bugün nasıl burada zulüm gören kardeşlerimizin yanında olmuşsak bundan sonra da biz Osmanlı Torunları olarak tıpkı bugün yaptığımız gibi tıpkı geçmişte dedelerimizin yaptığı gibi Zulüm gören insanlara yardım elimizi uzatmaya devam edeceğiz inşallah. Çünkü “BİZ KARDEŞİZ ELHAMDÜLİLLLAH. BİZ OSMANLI TORUNUYUZ ELHAMDÜLİLALLAH. “ Biz inanıyoruz ki Ümmet tekrar birleşecek işte o zaman Batılı emperyal güçlerin kurduğu bu zulüm düzeni de yerin dibine batacak.

 

 

Son olarak kısa zamanda çığ gibi büyüyen “ Halep’e Yardım Eli “ kampanyamıza destek olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun.  Şunu da hatırlatmak isterim ki İnşallah 15 Ocak 2017 tarihinde Fatihin Torunları Sosyal yardımlaşma derneği ile birlikte yine burada Halepli kardeşlerimizin yanında olacağız.

 

 

Vahidüddin Han Hz’in mezarı ziyarete kapatıldı!…

Vahdettin’in mezarı ziyarete kapatıldı!

Yaşadığı İtalya’nın San Remo kentinde öldükten sonra Suriye’nin başkenti Şam’daki Süleymaniye Külliyesi’nin bahçesinde defnedilen son Osmanlı padişahı Vahdettin Han’ın mezarı, ziyarete kapatıldı.

Vahdettin Han, milli mücadelenin son dönemlerinde 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasına ilişkin kanunun çıkarılmasından 16 gün sonra, 17 Kasımda, bir İngiliz gemisiyle İstanbul’dan ayrıldı.

Ömrünün son yıllarını geçirdiği İtalya’nın San Remo kentinde 16 Mayıs 1926’da vefat eden Vahdettin Han’ın cenazesi, damadı Ömer Faruk Efendi’nin nezaretinde Beyrut’a, oradan Şam’a nakledildi.

Vahdettin Han, kardeşi 2. Sultan Abdülhamid’in kızı Ayşe Sultan’ın ilk eşi, Suriye’nin o dönemdeki Cumhurbaşkanı Ahmed Nami Bey’in de katıldığı, Suriye hükümetinin düzenlediği resmi törenle Şam’daki Süleymaniye Külliyesi’ndeki caminin bahçesinde defnedildi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Vahdettin’den sonra, Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde yaşayan Osmanlı ailesinin bazı fertleri de Vahdettin’in mezarının hemen yanında toprağa verildi.

Suriye’nin başkenti Şam’da Mimar Sinan’ın ”kalfalık dönemi eserim” dediği Süleymaniye Külliyesi’ndeki caminin yanındaki bahçede Osmanlı ailesinden Seniha ve Hatice Sultan’ın mezarlarının bulunduğu da biliniyor.

Suriye’ye tur düzenleyen şirketlerin rehberleri, asma kilitle açılıp kapanan demir kapının arkasında adeta gizlenen bir bahçedeki mezarların yalnızca Türkiye’den gelen turistler için ziyarete açıldığını belirtmelerine rağmen, son dönemlerde mezarların ziyaretine izin verilmiyor.

Süleymaniye Külliyesi’nin yakınındaki turizm ofisine başvuran Türk turistler Vahdettin’in mezarını ziyaret etmek istediklerinde görevliler, mezarlığın ziyarete kapalı olduğunu söylüyor.

Mezarlığın kendileri için ziyarete açıldığını bildiklerini belirten Türklere görevliler bu kez ”Mezarlıkta restorasyon çalışması yapılacak” gerekçesini öne sürerek, külliyenin arkasındaki bir pencereden mezarlığı görebileceklerini ifade ediyor.

Bu arada, mezarlıkta, Osmanlı ailesinin iki ferdi için daha iki mezar yeri bekletiliyor…

Destimal-i Şerif Mendili WhatsApp İrtibat: 0532 395 06 73

destdestimal-i-serif destimal-2 d d2

Dört asır boyunca Bosna Hersek Sancak Beyliğini yürüten Çengiç ailesinden Haydar Çengiç’e, Sultan İkinci Abdülhamid tarafından hediye edilen destimâl-i şerîf, ailenin müzeye bağışladığı bir barut kutusunda şans eseri bulunmuştu. Bilahare Bursa Kent Müzesi’nde sergilenmeye başlanan ve ziyaretçilerden yoğun ilgi gören destimâl-i şerîf, ulusal basınımızda kendisine nostalji kabilinden, küçücük bir yer bulabildi. Hâlbuki bir zamanlar Destimâl-i Şerîf için ne kadar da itinalı merasimler yapılırdı…

Geçtiğimiz Ramazân-ı Şerîf ayında, Osmanlı döneminin önemli geleneklerinden birisi daha Topkapı Sarayı’nda canlandırıldı. Mukaddes Emanetler Dairesi’nde büyük bir titizlikle gerçekleştirilen destimâl-i şerîf merasiminde; Yavuz Sultan Selim’in 1517’de halifelik görevini de yüklendiği Mısır seferi dönüşünde İstanbul’a getirdiği Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hırkası, Osmanlı geleneklerine uygun bir şekilde, mahfazası olan gümüş sandığından çıkartılıp içindeki yeşil ipek ve kadife örtüler açıldıktan sonra üstündeki inci işlemeli şeritlerin çözülmesiyle birlikte saygıyla ziyaret edildi. Huzurdakiler hırkanın üstüne yerleştirilen destimâli edeple öptükten sonra kendilerine takdim edilen bu biricik hediyeyi; hayatlarının en kıymetli hazinesi kabul ederek saygıyla ellerine alıp yüzlerine sürdüler, uzun uzun kokladılar…

Destimâl Mendili:
Destimâl, aslında elbezi, mendil anlamına gelen Farsça bir kelime. Özel mânâda ise Hırka-i Saadet ziyaretlerinde dağıtılan ince tülbentleri ifade ediyor. Sarayda Enderunlular tarafından yıl boyunca tahta kalıplarla basılarak hazırlanan destimaller, Ramazan ayına kadar Hırka-i Saadet Dairesi’ndeki Destimâl Odası’nda muhafaza edilirdi. Destimâllerin kenarlarında genellikle şu dörtlük yazılıdır: “Hırka-i Fahr-i Rusül’e/ Atlas-ı çarh olamaz pây endâz/ Yüz sürüp zeyline takbil ederek/ Kıl Şefî’-i Ümem’e arz-ı niyâz.” (Peygamberlerin öğüncüne gökyüzünün atlası ayak yaygısı olamaz. Eteğine yüz sürüp, ümmetlerin şefaatçisine niyazını arz et.) Bazı destimallerde ise “Hırka-i Fahr-i Rusül’e mesh olunmuş destimal/ Bûy-i feyz ihsan eder pîrâhen-i Yusuf misal.” (Peygamberlerin öğüncüne mesholunmuş destimal. Yusuf’un (as) gömleği gibi feyiz kokusu ihsan eder.) beyti yer alır.
Topkapı Sarayında hersene Ramazan ayının 15. günü ilginç bir program düzenlenirdi. Peygamber Efendimiz’in hırkayı Saadet sandukası açılır, mübarek hırkaları çıkarılır ve önceden hazırlanmış ve destimal denilen mendiller Hırkaya tek tek dokundurulurdu. Ardından da bu mukaddes mendiller misafirlere hediye edilirdi. Her bir misafir bu mendilleri bir ömür boyu özenle saklar, yaşlandığında vefat etmeden önce de vasiyet ederdi: Kefenlenmeden önce bu mendil yüzlerine kapatılsın diye…

WhatsApp İrtibat:0532 395 06 73