O doktoru ittihatçılar yollamış!

Başlatan: Mona Roza Tarih: 26.07.2010 14:14 Cevap: 2

MO
26.07.2010 14:14
#1
O doktoru ittihatçılar yollamış!
100 yıl önce bugünlerde Sultan II. Abdülhamid ve ailesi neler yapmış, öğrenmek mümkün.25 Temmuz 2010 Pazar 10:00
Atıf Hüseyin Bey’i tanır mısınız? Sultan İkinci Abdülhamid Han tahttan indirilip Selanik’te Alatini Köşkü’ne yerleştirildiğinde ona ve ailesine bakmak üzere ittihatçılarca tayin edilen “hususi doktor”, askerî hekim Atıf Hüseyin Bey, büyük sultanın ölümüne dek devam eden bu görevini icra ederken yaşadıklarını defterlere not etmiş.


(+)
On iki defterlik bu günlük notları M. Metin Hülagü, Sultan II. Abdülhamid’in Sürgün Günleri / Hususi Doktoru Atıf Hüseyin Bey’in Hatıratı adıyla kitaplaştırmış. Pan Yayıncılık tarafından ilk baskısı Temmuz 2003’te yapılan kitabın Eylül 2007’de yapılan 374 sayfalık ikinci baskısını ilgiyle, heyecanla, ibretle ve elbette hüzünle okudum.

Kitapta hatalar can sıkıyor ama…

Kitapta gördüğüm bazı kusurlar canımı sıktı. Daha birinci defterin birinci sayfasında rumi tarihin miladi tarihe çevrilmesinde yanlışlık yapılmış. “17 Nisan, Sene 325–30 Mayıs, Sene 909” “18 Nisan, Sene 325 – 01 Mayıs, Sene 909”. (s. 43)

Rumi 17 Nisan 1325’in miladi karşılığı 30 Nisan 1909’dur. 18 Nisan 1325’in karşılığı 1 Mayıs 1909 şeklinde doğru yazılmışken bir gün öncesinin 30 Mayıs yazılması tuhaf değil mi? Buna benzer tuhaflıklar, kitabın çeşitli yerlerinde karşımıza çıkıyor. Basit bir dikkatle görülebilecek olan bu yanlışların üçüncü baskıda düzeltilmesini beklemek hakkımızdır ve bekliyoruz. Metinde okunamayan veya yanlış okunan bazı kelimelerle ilgili problemler ise, yeni bir çalışmayı gerektirebilir.

‘Herif’ nasıl ‘hakan’a döndü?

Tahttan indirilerek sürgüne gönderilen padişaha karşı Atıf Hüseyin Bey’in hissettiği düşmanlık, notlarına da yansıyor. İlk zamanlarda ondan “herif” diye söz ettiğini görüyoruz. Zamanla onu daha yakından tanıdıkça, anlattıklarını dinledikçe bu düşmanlık hafifliyor, “herif” kelimesi yerini “hakan-ı mahlû’” (hal’ edilen hakan) ifadesine bırakıyor.

Aydınlatıcı ve öğretici ayrıntılar

Atıf Hüseyin’in, 3. defterin 18. sayfasına yazdığı 29 Temmuz 326–11 Ağustos 910 tarihli not şöyle: “Ordu Köşkü’ne davet olundum. Gittim. Âbid Efendi kaşınıyormuş. Tahta kurusu, pire gibi şeylerden değilmiş. Çünkü dikkat ediyorlarmış. Validesi merak ediyormuş. İlaçları da bitmiş. Muayenesini rica etmişler. Netice-i muayenede mucip-i merak bir şey olmayıp yine tahta kurusu ve pire ve sivrisinek tarafından ısırılmış. Bir iki noktalara tesadüf edildiği cevabı verilmiş. İlaç yazılmadı.” (s. 81)

Sultan Abdülhamid’in çeşitli alışkanlıkları, ailesiyle ilişkileri, sağlık sorunlarına bakışı gibi kişisel özelliklerinin yanı sıra devlet adamı kimliği, ülke ve dünya olaylarına yaklaşımı gibi pek çok konuda aydınlatıcı ve öğretici ayrıntılar içeren bir kitap olmuş Sultan II. Abdülhamid’in Sürgün Günleri.



İbrahim Demirci
25 Temmuz Pazar
ŞA
27.07.2010 12:57
#2
kitabla ilgili ayrıntılar varsa yüklerseniz seviniriz kardeş....pek birşey yok bunda...ama merak da ettim kitabın tamamını....

koskoca 600 yıl hükümdarlık sürmüş İslamla yönetmiş Osmanlı devletini bir avu. yahudi dönmesi sebatayist ler jön türklerin elleriyle yıktılar iki cihan devletini...
oysaki yüzyıllarca haçlı orduları hep beraber Osmalı devletinin üzerine saldırmışlar ama muaffak olamamaışlardır..

O zaman tüm avrupada şu görüş hakimdi, Osmanlı Hilafet devleti kıyamete kadar asla yenilmez dir....

ama millyetçilik tohumları iki cihan devletini yıkmaya muaffak oldu..... jön türklerle ( ittihat ve tarakki) başladı
milliyetçilik tohumları, balkanlarla devam etti, arablarda çoğaldı, son olarak yine jon türkler ihtilal yaptılar....

zaten jon türklerin kimisi sebatayist, kimiside sebataist lere çalışan işbirlikçiler değillermiydi..