AHMET HAKAN COŞKUN'un yazısı
Bu da benim ’istimdat’ şiirim
Çok koyu bir Abdülhamid düşmanı olan Feylesof Rıza Tevfik, Abdülhamid’in tahttan indirilmesi için yanıp tutuşanların başında geliyordu...
Bütün "İttihatçılar" gibi Feylesof Rıza Tevfik de azılı bir Abdülhamid düşmanıydı...
Sanıyordu ki...
Abdülhamid tahttan uzaklaştırılırsa ne zulüm kalır, ne istibdat...
Derken bir gün...
Abdülhamid devrildi...
Ama Feylesof’un acıları bitmedi...
Çünkü gelen gideni aratmıştı...
Ne zulüm sona ermişti, ne istibdat...
İşte bu ortamda...
Rıza Tevfik, aldı kalemini eline...
Hiç gocunmadan...
"Abdülhamid’in ruhaniyetinden istimdat" diye bir şiir yazdı...
Aşağı yukarı, "Biz senin kıymetini bilemedik ey yüce padişah / Meğer sen ne büyük adammışsın" tadında bir şiirdi bu...
Sultan Abdülhamid Han'nın Ruhâniyetinden İstimdad
Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör milletin bak günahına.
Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan;
Bizdik utanmadan iftara atan,
Asrın en siyâsî Padişâhına.
"Pâdişah hem zâlim, hem deli" dedik,
İhtilâle kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz "beli" dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına.
Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.
Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena,
Bir sürü türedi, girdi meydana.
Nerden çıktı bunca veled-i zinâ?
Yuh olsun bunların ham ervâhına!
Bunlar halkı didik didik ettiler,
Katliâma kadar sürüp gittiler.
Saçak öpmeyenler secde ettiler.
Tükürün onların pis külâhına.
Haddi yok, açlıkla derde girenin,
Sehpâ-yı kazâya boyun verenin.
Lanetle anılan cebâbirenin
Bu, rahmet okuttu en küstahına.
Çok kişiye şimdi vatan mezardır,
Herkesin belâdan nasîbi vardır,
Selâmetle eren pek bahtiyardır,
Harab büldânın şen sabahına.
Milliyet dâvâsı fıska büründü,
Ridâ-yı diyanet yerde süründü,
Türkün ruhu zorla âsi göründü,
Hem Peygamberine, hem Allâh'ına.
Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin
Âhiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefâat kıl şâhım mededhâhına.
Rıza Tevfik ( Feylesof )
Lûgat
İstimdad: Medet ve yardım istemek
Beli: Evet
Ervâh: Ruhlar, canlar
Cebâbire: Zâlimler
Büldân: Şehirler, iller
Mededhâh: Yardım bekleyen