Yıldız Suikastı’nın perde arkası…

26

SUİKAST HEDEFİNE ULAŞSAYDI!…

 

Osmanlı’yı 33 yıl ayakta tutan ve son devrin en siyasi padişahına düzenlenen suikastın, hedefine ulaşamadığından olsa gerek, çok fazla üzerinde durulmamıştır. Hazırlık safhasından destekçilerine ve sonrasında Osmanlı hukukunun işleyişine kadar ciddi şifreleri ortaya koyan bu suikast, “Acaba hedefine ulaşmış olsaydı ne olurdu?” sorusu etrafında yeniden değerlendirilmelidir.

1905 yılının 21 Temmuzunda Sultan İkinci Abdülhamid Han’a Cuma Selamlığı çıkışında düzenlenen bombalı suikast hedefine ulaşsaydı tarih nasıl değişecekti?

Tarihçilerimizin kullanmadığı patika yollardan birinin önündeki taşı bu soruyla kaldırdığımızda devrin manzarası ve planlanan oyunun dehşeti daha iyi anlaşılacaktır.

Yıldız Camii’nin avlu girişinde patlatılan, asker ve sivil tam 26 kişiyi öldürerek 58 kişiyi yaralayan, onlarca atı telef eden saatli bomba Sultan İkinci Abdülhamid’in âdeti olmadığı halde Şeyhülislam’la konuşması sebebiyle 1 dakika 42 saniyelik gecikmesinden dolayı hedefine ulaşamamıştı.

Hadise hem memleket sınırları dâhilinde ve hem dışarıda beklendiği gibi büyük yankılar uyandırmış; içeriden ihanet edenler olduğu gibi dışarıdan bu saldırıyı kınayan ve padişahın metanetini takdire şayan bulanlar olmuştu.

Mesele, “Cehennem Makinesi” denilen bu 120 kiloluk patlayıcının arabayla cami avlusuna getirilerek patlatılmasından ibaret değildi. Doğu Anadolu’da bağımsız bir Ermeni Devleti kurulmasını isteyen Ermeni Devrimci Federasyonu yanlısı grup, eşzamanlı olarak şehrin önemli devlet dairelerine de bombalı saldırı planlamıştı. Böylece, Devlet-i Osmaniye’nin payi tahtı büyük bir kargaşaya itilecek, belki de iç çatışma düşüncesiyle “Hasta Adam” dedikleri muazzam devleti savaşa sokmaya çalışacaklardı.

Patlamanın ardından başlatılan sorgulama devam ettikçe zanlı sayısı artıyor ve itiraflar peşi sıra geliyordu. Görüldü ki hadise küçük bir serserilik yahut maceraperestlik değil, milletler arası teşkilatlanmış bir komitanın işiydi.Hedefine ulaşamadığı için günümüzde çok da dikkate alınmayan bu hadisenin planlanması ve gerçekleştirilmesinde Rusya, Bulgaristan, Amerika gibi birçok ülkenin isminin geçmesi, bu suikastın önemini yeterince ortaya koymaktadır.

54362

Detaylı çalışmalar neticesinde hazırlanarak sultana sunulan Bomba Hadisesi Fezlekesi fotoğraflar ve mahkeme kayıtlarıyla beraber yıllarca arşivlerde saklı kaldı.

Nihayet bu rapor, ilk defa 2008’de Dr. Raşit Gündoğdutarafından birebir çevirisi yapılarak, çamlıca Basım Yayın tarafından ilim ve kültür dünyamıza kazandırılmıştı. Bir süre sonra çalışma daha geniş kitlelere ulaştırılması ve daha kolay anlaşılması için Harun Tuncer tarafından “Suikastin Perde Arkası” adıyla sadeleştirilerek yayınlandı. Her iki yayın da orijinal vesika ve fotoğraflarla desteklenerek neşredildi.

34. Osmanlı padişahı, Müslümanların 99. Halifesine düzenlenen bu suikast, öncesi ve sonrasıyla teferruatlı bir şekilde araştırılmaya muhtaçtır. Bu hadiseye tarihçilerimizin “Acaba suikast başarılı olsaydı tarih nasıl değişecekti?”sorusunu sorarak yaklaşması, suikastın önemini kavramakta yardımcı olacaktır.

8759

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aşağıdaki kutucuğa uygun rakamı yazınız (Sayı İle) *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.