Sultan Abdülhamid Hân, Yıldız Sarayı’nı neden yaptırmıştır…

yıldız

Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd, peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed’e,(s.a.v.) alîne, ashabına, ezvacına salât ve selam olsun.

Aziz ve kıymetli okuyucularım bugün size uzun bir zamandır tartışma konusu olan Yıldız Sarayı ile ilgili olarak bazı konuları yazmaya gayret göstereceğim.

Sultan Abdülaziz’in şehadeti, dedem Sultan Abdülhamid’in yönetimde tedbirli olmasını gerekli ve zorunlu kılmıştır. Devlette çöreklenen dış güçlerin uzantılarının nerelere kadar ulaştığını gördüğünden tedbirler almıştır.

Sultan Abdülhamid tahta oturduğunda bizim bugünkü hukuk sistemini kuran Kısas-ı Enbiyakitabını ve Mecelle’yi yazan Ahmed Cevdet Paşa’ya bir vazife verdi. İlmiye sınıfından yükselerek Şeyhülislam olmayı bekleyen Ahmed Cevdet Paşa Sultan Abdülhamid’in iradesi ve tercihi ile mülkiye paşası olmuştur. Sultan Abdülhamid kendisini çok iyi yetiştiren Ahmed Cevdet Paşa’ya tarihçi kimliğini konuştursun diye bir vazife verdi. “Tezakir”  diye bilinen 4 ciltlik ve özel olarak Sultan Abdülhamid Han için de “Maruzat” adı verilen eseri kaleme aldı.

Ahmet Cevdet Paşa’ya Sultan Abdülhamid 1855 yılında devletin resmi tarihçisi olarak görev verdi, bu görevi on yıl sürdürdü. “Tarih-i Cevdet” adıyla şöhret bulan ve Pasarofça’dan sonra olan tarihi olayları içeren on iki ciltlik eserinin geri kalan bölümlerini yazdı; eserin son cildi 1886’da yayınlandı. Ahmet Cevdet, bir yandan da zamanın siyasal olaylarının yazıldığı“Tezâkir-i Cevdet” adlı eserini yazdı. Ayrıca hayatının daha sonraki bir döneminde peygamberler tarihini anlatan altı ciltlik “Kısâs-ı Enbiyâ” adlı eseri yazmıştır.

Sultan Abdülhamid bu eserleri okumuş ve o eserlerde Sultan Abdülaziz’in başına gelen felaketin benzerlerinin Osmanlı tarihinde çokça yaşanmış olduğunu ayrıntıları ile görüyor. Nitekim Sultan III. Selim’in şehid edilmesini okuyor, Kabakçı Mustafa İsyanı sonunda tahttan indirilen Sultan III. Selim’in yerine, 29 Mayıs 1807 günü tahta çıkan Sultan IV. Mustafa’nın da darbeciler karşısında tahttan indirilip II. Mahmud tarafından siyaset icabı ortadan kaldırılmasını okuyor.

Bu ve benzeri hadiselerin devlette meydana getirdiği sarsıntı devletin bekasının öncelikle Sultan’ın kendi can güvenliğini muhafaza altına alması düşüncesini doğurmuştur.

Yıldız sarayının duvarları bu düşünceler paralelinde yükselmiştir. Yükselen duvarların arkasında görünüşte sanki dünyadan tecrit edilmiş gibi görünen Sultan Abdülhamid izlediği dış siyaset ile hiç de böyle olmadığını ispatlamıştır…

Şehzade.
Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu…

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aşağıdaki kutucuğa uygun rakamı yazınız (Sayı İle) *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.