Millet-i Aliyye Birliği teşkilatlanmak için değil, ‘Millet’leşmek için kurulmuştur

2

 

İnanç, görüş, fikir, taraf ve yorum olarak aynı safta olan kurum, kişi ve kişilerin hedefledikleri amaca ulaşabilme gayesi ile genel bir merkezden beslenerek ya da, yönetilerek oluşturulan görevli kadrolarına verilen genel isme ve oluşuma ‘teşkilat’ denir.

Peki, aynı bayrak altında, farklı inanç, görüş, fikir, taraf ve yoruma sahip, bizden farklı bir safı tercih eden kurumlar, kişi ve kişiler ile daha kurulum aşamasında teşkilatlanma projesi ile ayrılarak, onları başka safın müntesipleri sayarak ve bizden olmayanların girmesine engel bir oluşum şekli olan teşkilatlanma denilen oluşum biçimi ile hangi doğru hedefe ya da hangi doğru göreve sağlıklı ve güvenilir bir yürüyüş ile yürüyebiliriz?Yayılım ve oluşum şekillerinden biri olan teşkilatlanma metodu, asla vatan ve millet için doğru hizmet ağı iddiası ile varlığını tarif edemez. Teşkilat, başlangıç için doğru bir oluşum ve yayılım şekli değildir. Aynı görüşün insanlarından oluşan bir yapı, diğer görüşlerin insanlarına sadece kendi görüşünü doğru olarak kabul ettirme gayretinde olacaktır.

Teşkilatlanma bu amacın dışına çıkamayacak bir yapıdır.

Peki, doğru hizmet yayılımı bizce nasıl olmalıdır?

Birbirlerinden farklı ortamlarda yetişmiş, farklı kültürlerin içerisinde, farklı edinimlerle olgunlaşmış iki insan, sadece birlikte olma ve bir olma kararı ile aynı şeyi arzulayarak hayatlarını birleştirip, yuva kurabiliyor ve yaşamın dengesinin çok önemli bir kısmını oluşturan üreme kabiliyeti ile “evlat” gibi muazzam bir servete kavuşabiliyor. Bu iki kişinin, bu eşsiz hediye ile Allah azze ve celle hazretlerinden ödüllendirilmelerindeki yegâne sebep “birleşme” gayretidir…

3
“Evlat ve Millet Arasındaki Değişmez Bağ”Allah’ın hediyesi olan evlat nimeti, millet olmanın en önemli tek parçasıdır. Yukarıda evlat ve millet arasındaki bağ paragrafından önceki bölümde, lisanımca anlatmaya çalıştığım denge, millet olma mücadelesinde de ancak aynı tarif ile anlatılabilir. Yani her şeyimiz birbirimizden farklı da olsa, sadece birlik olma, birleşme arzusu ile evlatlar birlik olarak milleti oluşturabilir. Ancak hâl ve ahval böyle olduğu takdirde millet olunabilir. Evlat ile millet arasındaki bu muhteşem oluşum bağının devamlılığı ve sağlığı ise, üzerinde beraberce yaşanabilecek, sınırları bizleri dış şer odaklarından koruyabilmesi için çizilmiş toprakların varlığı ile mümkün olacaktır.

Evlat sahibi olmak için birleşmeye ne kadar ihtiyaç var ise, millet olmak içinde birleşmeye bir olmaya o kadar ihtiyaç vardır. Fakat millet olarak kalmak için birleşmek bir olmak yetmez. Millet olarak kalmak için; bizleri birbirimizden ayırıp, millet olma kuvvetinden mahrum bırakmak isteyen, zalimce aramıza fitne ve ayrımcılık tohumlarını atmak isteyecek dış şer güçlerinden bizleri muhafaza edecek bir sığınağa yani bir “vatan”a ihtiyacımız olacaktır.

Peki, Vatan İçin Gereken Nedir?

Şüphesiz yine birlik olup, millet olup, gerekli bedel ne ise o bedeli birlikte ödeyerek toprak edinmek, sonra da o toprağa bedeli her ne olursa olsun yeter ki “vatan sağolsun” diyerek sahip çıkmaktır.

İşte bu kutsal mücadele ve amacı hiç unutmayan anne ve babaların birleşmesi ile doğan evlatlar, öncelikle bu kutsal değere sahip çıkması şuuru ile yetiştirilir ise ve o evlatlar millet olarak birlik olur ise, onlara “ vatan evladı” denir…

Bu şuur ile Millet-i Aliyye Vakfı’ nın ayrılmaz bir parçası olan, Millet-İ Aliyye birliği, kuruluş amacı olan kültür ve şuur hareketinde, asla teşkilatlanmayacak, sadece ve sadece illetleşmek ve ber’taraf olmamak için “bî taraf ” olacaktır. O taraf ise ancak “millet-i umum-i”dir…

Bizim kutsal saydığımız amacımız;

Vatandaşlarımızın birliği için “milletleşmek” , dindaşlarımız ve bizden yeniden dünya barışını sağlamamızı bekleyen dünya insanları için, ise “ümmetleşmektir”.

Ancak buna vesile olabilirsek yaradılış sebebimize hizmet etmiş olabiliriz inancındayız…

“Yeryüzü bana mescid kılındı” hadis-i şerif ’i ile biz Osmanlı milleti’ne ‘’dünya sizin mescid’iniz ve dahî vatanınızdır, ona sahip çıkınız ve sahipleniniz” buyuran peygamberimiz aleyhisselama canımız ikram ola.

Sevgili Efendimiz âlemlerin serveri Hz. Muhammed sallahu aleyhi vessellem “hubbul vatan minel iman’’ yani; “vatan sevgisi imandandır’’ hadis-i şerif ’i ile vatan sevgisinin imanın bir yansıması olduğunu işaret buyurmuşlardır.

İnsanların inançlarını rahatça yaşadığı ve ibadetlerini rahatça yerine getirebildiği bu topraklar bizim ‘’mescid’’imizdir.

Vatan bizim ‘’kutsal’’ımızdır ki! ona destursuz girenin sonu kan dondurucu bir hesaptır…

Vatanımıza sahip çıkacak vatan evlatlarının milletleşme mücadelesinde, bizler kuruluşumuz ile canımız pahasına hizmetkâr olacağımıza yemin ederiz…

İnneddine Indellahislâm..
Saygı ve sevgi ile vesselam…

Şehzade Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu…

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aşağıdaki kutucuğa uygun rakamı yazınız (Sayı İle) *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.