Değerli arkadaşlar. Yüce Hakanımız Abdulhamid Hân'a dâir neşredilmiş şiirleri ve kendi âcizâne hissiyâtımla yazdığım bir şiiri burada sizlere takdîm etmek isterim:
Abdülhak Hamid Tarhan
Ya Rabbi-i zü'lcelal-ü eya Halike'i beşer,
Senden gelür bu aleme madam hay ü beşer,
Sultan Hamid-i adile takdir-i hayr kıl,
Sultan Hamid'e malik ü memlûk olan bu halk,
Hiçbir zamanda behyemez reh-ber-i diğer.
Süleyman Nâzif
Kaç zamandır gelmişken yade biz,
İşte geldik senden istimdade biz,
Öldürürler basarsak feryada biz,
Padişahım hasret olduk eski istibdade biz...
Ahmed Râsim
Sen değil naaşın hükümdar olsa elyaktır bizlere
Dönsün etsin taht-ı Osmaniye tabutun cülus
Mehmed Âkif Ersoy
Ortalık şöyle fena böyle müzebzep işler
Ah o Yıldız’daki baykuş ölüvermezse eğer (s. 402)
...
Çoktan beridir vardı benim bir derdim
Gideyim zalimi ikaz edeyim isterdim
Kafes ardında hanımlar gibi Saikliydi Hamid
Âl-i Osmandan bu korkaklık edilmezdi ümid (s. 415)
Kız kadın hepsi haremlerde bütün gün mahpus
Şu telakkiye bakın en kötü vahşet namus (s. 422)
Çıkarıp gönderelim hasılı şeyhim yer yer
Oradan âlem-i İslama Cemaleddinler” (s. 422)
”Düşürdün milletin en kahraman evladını ye’se
Ne mel’unsun ki rahmetler okuttun ruh-i İblis’e”
Gölgesinden korkan bir ödlek,
Korkuttu bizi otuzüç yıl şeriat diyerek.
Rızâ Tevfik Bölükbaşı
Neredesin Şevketli Sultan Hamid Han
Feryadım varır mı arigahına
Ölüm uykusundan bir lahza uyan
Şu nankör milletin bak günahına
Tahkire yeltenen tacü tahtını
Denedi bu millet kara bahtını
Sınadı sillenin nerm ve sahtını
Rahmet et sultanım suz-ahına
Tarihler ismini andığı zaman
Sana hak verecek hey koca sultan
Bizdik utanmadan iftira atan
Asrın en siyasi padişahına
Padişah hem zalim, hem deli dedik
İhtilale kıyam etmeli dedik
Şeytan ne dediyse biz belii dedik
Çalıştık fitnenin intibahına
Divane sen değil meğer bizmişiz
Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz
Sade deli değil edepsizmişiz
Tükürdük atalar kalbigahına
Sonra cinsi bozuk ahlakı fena
Bir sürü türedi girdi meydana
Nereden çıktı bunca veled-i zina
Yuh olsun bunların ham ervahına.
Bunlar halkı didik didik ettiler
Katliama kadar sürüp gittiler
Saçak öpmeyenler secde ettiler
Bir asi zabitin pis külahına
Bugün varsa yoksa.................
Şöhretinde herkes fuzuli dellal
Alemi ma'na dan bakta ibret al
Uğursuz taliin şu gümrahına
Haddi yok açlıkla derde girenin
Sehpay-ı kazaya boyun verenin
La'netle anılan Cebabire'nin
Rahmet okuttu bu en küstahına
Çok kişiye şimdi vatan mezardır
Herkesin beladan nasibi vardır
Selametle eren pek bahtiyardır
Bu şeb-i yeldanın şen sabahına
Milliyet davası fıska büründü
Riday-ı diyanet yerde süründü
Türk'ün ruhu zorla asii göründü
Hem peygamgberine,hem Allahına
Sen hafiyelerle dem sürdün ancak
Bunlar her tarafa kurdu salıncajk
Eli,yüzü kanlı bir sürü alçak
Kemend attı dehrin mihr-u mahına
Bu itler -nedense- bana salmadı
Bahalıydı başım kimse almadı
Seyrandan başka işte kalmadı
Gurbet ellerinin bu seyyahına
Hoş oldu cilvesi Cumhuriyetin
Tadı kalmamıştı Meşrutiyetin
Deccala dil çalan böyle milletin
Bundan başka çare yok ıslahına
Lakin sen sultanım gays-ı ekbersin
Ahıretten bile himmet edersin
Çok çekti şu millet,murada ersin
Şefaat kıl Şahım meded-hahına
Yahyâ Kemâl
Ey Şehriyar-ı atıfet-asar-ı muhterem,
Ey Tac-dar-ı ma'delet-efkar-ı zu'l-krem,
Sensin, o Padişah-ı dil-agah-ı pür -himem.
Kim vasf-ı HAzretin ' de sensin her ne söylesem.
Ahradır ey Halife -i pür -hurf-u ma 'delet.


