SULTAN HAMİD'İN MÜHİM HİZMETLERİNDEN BİRİ: DÜYÛN-İ UMUMİYYE İDARESİ
Düyûn-i Umumiyye, devletin umumî borçlarıdır ve bu isimle bir iradenin o devirde o günün şartları içinde kurulabilmesi Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın mühim icraatından biridir. Şöyle ki:
İkinci Abdülhamid tahta çıktığında babası Abdülmecid,amcası Abdül'aziz ve ağabeyi Beşinci Murad'dan kalan 252.801.885 Osmanlı lirası dış bırcu da devralmıştı!..Hazîne sıkıntı içinde idi. Malî buhran devam ediyoru, alacaklı devletler Babıâli'yi devamlı sıkıştırıyor, birşeyler koparmak istiyorlardı!..
Sultan Hamid tasarrufu seven adamdı. Bu yüzden adı "Pinti Hamid"e çıkmıştı.
Kendi borç yapmamış, devraldığı iki yüz elli küsür liralık borcu da kurulan bu Düyûn-i umumiyye ile ödemiştir!..
Devletin tuz, balık, tütün, ipek, damga hasılatı ile Kıbrıs ve Rumeli-i Şarkî vergileri karşılık gösterilerek Düyun-u umumiyye idaresi kurulmuş, borcun böyle bir idarece tahsilâtı kolaylığına mukabil, iki yüz elli küsür milyon liralık borçtan 146.364.651 lira tenzil edilmiş ve böylece umumi borç yekûnu: 106.437.234 liraya inmiş, kurulan beynelmilel Düyun-i umumiyye idaresi bu borcu tahsil etmiştir.
Hicrî 1299 yılının ilk ayı içinde (20 Aralık 1881 Salı günü ) alınan ve bu sebeple tarihimize "Muharrem Kararnâmesi" diye geçen bir kararla kurulan Düyun-i umumiyye bir bakıma devletin malî işlerine müdahele ise de, borcun yarıdan fazlasının tenzili, alacaklı devletlerin daha türlü tatsız müdahelelerini önlemesi, iflâsın ortadan kalkıp malî itibarın iadesi yönünden o günün şartları içinde bir kazanç olmuştur.
Sultan Hamid devrinin Mâbeyn Başkâtibi Tahsin Paşa'ya göre: "Düyûn-u umumiyye o devirde alacaklı devletlerin fiilî müdahelelerine kısmen manî olduğu için memlekete ifa olunmuş bir hizmet demektir. Bunun husulüne de, Sultan Hamid'in azim ve iradesi yegâne sebebi olmuştur." Yılmaz Öztuna ise "Türkiye Tarihi"nde, Düyûn-i umumiyye idaresi kurulmasını "İkinci Abdülhamid'in en büyük başarılarından biri" saymakla, Prof. Dr. Bedi N. Şehsuvaroğlu da: "Düyûn-i umumiyye, devletin haysiyetini korumak, milletin yarınını emniyet altına alabilmek ve bu dağınık borçları bir elde toplamak için kurulmuştur." demektedir.
(Mustafa Müftüoğlu- Tarihî Gerçekler-2)


