Kocası ünlü bir Oryantalist olan Bayan Max Müller, bizzat gördüğü ve incelediği bu kütüphaneyi 1897'de basılan hatıratında şöyle anlatıyor:
İhtiyar kütüphanecinin, kocamın görmek istediği herhangi bir kitabı bulmak için gösterdiği içten gayret cidden dokunaklı idi. Yardımcıları ona gayet bilinçli olarak yardım ediyorlardı. Bize evvelâ çok güzel resimlendirilmiş (minyatürler) ve ciltlenmiş nefis İran elyazmaları getirdiler. Ben, onlara, kocamın kütüphanede Hindistan'dan getirilmiş ne gibi kitaplar bulunduğunu görmek istediğini anlattığım zaman, ellerinde ne varsa hemen önümüze döktüler. Ama bunlar daha ziyade müziğe ait eserler idi. Şerh ve tefsirleriyle birlikte Kur'an'dan bazı nefis elyazmaları getirdikten sonra etrafta dolaşıp mevcut eserleri umumî olarak bizzat tetkik etmemizi istediler. Kitaplıklar müteharrik [hareketli] raflariyle en güzel yapım tarzı idi. Bir köşede Fransız, ingiliz ve Alman klasiklerinin çok güzel bir koleksiyonunu bulduk. Odanın orta kısmında ise, içlerinde ekserisi Sultan'a hediye olan muhteşem resimli ciltler bulunan cam mahfazalar duruyordu. Kocam, Sadık Bey'in yardımıyla yaşlı kütüphane memuruyla konuşurken, yardımcıları bana ve oğluma Osmanlı imparatorluğunun dahilinde bulunan bazı nefis yerlerin ve istanbul'daki bazı umumî binaların resimlerini gösterdiler.
...
Kütüphane memurundan, Zat-ı Şahanelerinin, kütüphane tanzimi ile bizzat meşgul olduklarını ve hemen her gün burayı ziyaret ettiklerini öğrendim. Sultan, kocamın kendisinden kabulünü rica ettiği kitaplarının, vâsıl oldukları zaman, müstesna bir köşeye yerleştirilmelerini emir buyurmuşlar. Buradan isteksiz bir şekilde ayrıldık. (1)
(1) Mrs. Max Müller, İstanbul'dan Mektuplar, Çeviren: Afide Buğra, İstanbul 1978, Tercüman 1001 Temel Eser, s. 51-52.
Mustafa ARMAĞAN - Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı


