Rıza Tevfik'in Pişmanlığı

Bir insanı anlama noktasında çok şey ifade eden hatıralarla, II. Abdülhamid Han'ı daha iyi anlamak için oluşturulmuş forum bölümü.

Rıza Tevfik'in Pişmanlığı

Mesajgönderen tkilicasl » 28 Eki 2008, 21:32

AHMET HAKAN COŞKUN'un yazısı

Bu da benim ’istimdat’ şiirim

Çok koyu bir Abdülhamid düşmanı olan Feylesof Rıza Tevfik, Abdülhamid’in tahttan indirilmesi için yanıp tutuşanların başında geliyordu...

Bütün "İttihatçılar" gibi Feylesof Rıza Tevfik de azılı bir Abdülhamid düşmanıydı...

Sanıyordu ki...

Abdülhamid tahttan uzaklaştırılırsa ne zulüm kalır, ne istibdat...

Derken bir gün...

Abdülhamid devrildi...

Ama Feylesof’un acıları bitmedi...

Çünkü gelen gideni aratmıştı...

Ne zulüm sona ermişti, ne istibdat...

İşte bu ortamda...

Rıza Tevfik, aldı kalemini eline...

Hiç gocunmadan...

"Abdülhamid’in ruhaniyetinden istimdat" diye bir şiir yazdı...

Aşağı yukarı, "Biz senin kıymetini bilemedik ey yüce padişah / Meğer sen ne büyük adammışsın" tadında bir şiirdi bu...
En son tkilicasl tarafından 28 Eki 2008, 21:53 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
İnsan, üzerinde duran libasın ne’liği ve nasıllığı ile ilgilendiği kadar libası üzerine örttüğü varlığının ne’liği ve nasıllığı ile meşgul olmalıdır, dersek insanı basit bir hayvan olmaktan öteye taşımaya başlamışızdır.
tkilicasl
Kayıtlı Kullanıcı
Kayıtlı Kullanıcı
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 28 Eki 2008, 00:10

Ynt: Rıza Tevfik'in Pişmanlığı

Mesajgönderen ReisRD » 19 Şub 2010, 12:17

Sultan Abdülhamid Han'nın Ruhâniyetinden İstimdad

Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör milletin bak günahına.

Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan;
Bizdik utanmadan iftara atan,
Asrın en siyâsî Padişâhına.

"Pâdişah hem zâlim, hem deli" dedik,
İhtilâle kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz "beli" dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına.

Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.

Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena,
Bir sürü türedi, girdi meydana.
Nerden çıktı bunca veled-i zinâ?
Yuh olsun bunların ham ervâhına!

Bunlar halkı didik didik ettiler,
Katliâma kadar sürüp gittiler.
Saçak öpmeyenler secde ettiler.
Tükürün onların pis külâhına.

Haddi yok, açlıkla derde girenin,
Sehpâ-yı kazâya boyun verenin.
Lanetle anılan cebâbirenin
Bu, rahmet okuttu en küstahına.

Çok kişiye şimdi vatan mezardır,
Herkesin belâdan nasîbi vardır,
Selâmetle eren pek bahtiyardır,
Harab büldânın şen sabahına.

Milliyet dâvâsı fıska büründü,
Ridâ-yı diyanet yerde süründü,
Türkün ruhu zorla âsi göründü,
Hem Peygamberine, hem Allâh'ına.

Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin
Âhiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefâat kıl şâhım mededhâhına.

Rıza Tevfik ( Feylesof )

Lûgat
İstimdad: Medet ve yardım istemek
Beli: Evet
Ervâh: Ruhlar, canlar
Cebâbire: Zâlimler
Büldân: Şehirler, iller
Mededhâh: Yardım bekleyen
ReisRD
Kayıtlı Kullanıcı
Kayıtlı Kullanıcı
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 18 Şub 2010, 22:51


Dön Hatıralarla II. Abdülhamid Han

 


  • { RELATED_TOPICS }
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron