PEYGAMBERLERİN MA'SUMİYETİ

Tüm İslami mevzular hakkında paylaşım yapılabilecek forum bölümü.

Mesajgönderen Şatibi » 02 Ağu 2010, 09:54


Peygamberlerin Masumiyeti


'Peygamberlerin, kişiliklerine zarar verici veya yüceliğini boşa giderecek yahut insanlık değerini alçaltacak her türlü şeyden sakınmaları, masiyetlerden uzak olmaları ve şehevi duygulara yeni arzu ve isteklerine göre hareket etmekten vaz­geçmeleri suretiyle insanlığın bekası için seçilmiş olmaları on­ların özelliklerindendir...

Bundan dolayı Peygamberler -Allah'ın salât ve selâmı on­ların üzerine olsun- yaratılış yani huy veya ahlak bakımından insanların en mükemmeli, amel işleme bakımından insanların en zeki olanı, nefislerine hakim olma bakımından insanların en temiz olanı ve gidişatları ile metod bakımından insanların en güzel olanıdır. Çünkü onlar, insanlık için "güzel bir örnek" ve "güzel bir model" olan kimselerdir. İşte bundan dolayı Şanı Yüce Allah, insanlara; onlara uymalarını, onların ahlakıyla ahi aklanmalarını ve hayat şartlarının getirmiş olduğu her ko­nuda onların metoduna göre hareket etmelerini emretmiştir. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:

"O (Peygamberler), Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. O halde (Ey Muhammedi) Sen de onların dosdoğru yollarına uy."[1]

Yüce Allah konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

"(Ey iman edenler!) And olsun ki sizin için, Resulullah 'en güzel örnektir'..."[2]

Yine Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:

"Doğrusu o (ismi daha önce geçen Peygamberler,) katı­mızda seçkin ve iyi kimselerdendirler."[3]



Masumiyetin Lügat Ve Şer'i (Terim) Anlamının Tarifi


"İsmet" (ma'sumiyet) kelimesinin, lügat anlamı; "koru­ma'^ "men etme" anlamındadır. Araplar, bu kelimeyi; "Ben, onu yemekten korudum" Yani "Ben, onu yemeğe ulaşmaktan menettim" veya "Ben, onu yalan söylemekten korudum" Yani "Ben onu yalan söylemekten menettim" şeklinde kullanırlar. Bu kelimenin geçtiği yerler şuralardır:

1. Bu kelime, Yüce Allah'ın, şu ayetinde aynı anlamda kullanılmıştır:

"(Nuh'un oğlu, babasına: ) 'Beni, sudan (boğulmaktan) <koruyacak'(=ya'sumini) bir dağa sığınırım' dedi"[4]

Yani "Beni, boğulmaktan 'men edecek' (yemneuni) bir dağa sığınırım" demektir.

2. Yine aynı kelime, Yüce Allah'ın şu ayetinde de, bu an­lamda kullanılmıştır:

"(Azizin hanımı, misafir ettiği kadınlara) 'O(Yusuf)'dan murad almak istedim. Ama O, kendini (bundan) 'korudu' (= iste'same)"[5]

Yani "O, benim bu isteğimi şiddetli bir şekilde menetti (= imtenea)" demektir.

3. Hadisi şerifte de de geçtiği üzere; bu kelime, Resulullah (s.a.v)'in şu sözünde de bu anlamda kullanılmıştır:

"İnsanlar, 'La ilahe illallah' (Allah'tan başka ilah yoktur) deyinceye kadar (onlarla) savaşmakla emrolundum. Şimdi her kim, 'La ilahe illallah' ( Allah'tan başka ilah yoktur) derse, mallarını ve canlarını benden 'korumuş'(~ asamû) olur."[6]

Yani kanlarını ve mallarını benden 'menetmiş' (— meneu) olur.

Kurtubî, bu hadisin şerhinde şöyle der: "Hadiste geçen 'ismet' kelimesi, 'korumuş' (= menetmiş) anlamında kullanıl­mıştır. Çünkü bu, masiyetleri işlemeyi men ettiğinden dolayı bu isimle adlandırılmıştır."

Bazı kimselerin; "İsmet", 'bir Allah'a mahsustur veya is­met, Allah'a ve O'nun Peygamberlerine mahsustur. Çünkü ismet, istenilen suçlarda ve günahlarda meydana gelir' şeklin­deki sözleri, büyük hatalardandır. Zira ismetin, Şanı Yüce Al­lah'a nispet edilmesi doğru değildir.

Terim (şer'i) anlamına gelince ise ismet; Yüce Allah'ın, nebilerini ve resullerini günahlardan, masiyetleri. çirkinlikleri ve haramları işleme gibi meydana gelebilecek olan şeylerden korumasına denir... Buna göre ismet, yalnızca Peygamberler için yürürlüktedir. Zira ismet, Yüce Allah'ın, Peygamberleri; şereflendirdiği ve diğer insanların üzerine seçtiği vasıflardan birisidir. Bundan dolayı da Yüce Allah, bu vasfı, sadece Pey­gamberlere vermiştir. Böylece Yüce Allah onlara, bu büyük masum olma nimetini vermiş. Onları, küçük-büyük her türlü masiyetleri ve günahları işlemekten korumuştur. Bundan dolayi Peygamberlerden, masiyetin veya diğer insanların aksine Şanı Yüce, Allah'ın emirlerine muhalefetin meydana gelmesi mümkün değildir.

Bunun hikmeti sebebi şöyledir: Şanı yüce olan Allah, in­sanlara, onlara tabi olmalarını, uymalarını ve onların gittikleri metod üzerine gitmelerini emretmiştir. Zira onlar. Allah'ın ya­rattıkları kimseler için güzel bir örnek ve uygun bir model; bü­tün insanlık için ise mükemmel bir örneklik teşkil ederler. Bu­na göre eğer Peygamberlerden masiyet meydana gelse veya büyük günahlar ile küçük günahları işleşelerdi, o zaman masiyet meşru olur yahut ta onlara itaat etmek bize vacip ol­mazdı. Bu ise uygun olmayan bir davranış olup aynı zamanda da mümkün olmayan bir durumdur. Halbuki Peygamberler, < önder olan kimselerdir. Eğer Peygamberlerde bu gibi davranışlar olduğu taktirde, (böyle önder olan bir kimsenin) insanlara 1 faziletli olmayı emretmesi ve çirkinliği yasaklaması, üstelik bununla da kalmayıp bizzat kendisinin çeşitli kötülükleri ve çirkef olan şeyleri işlemesi,(böyle bir kimse için) nasıl uygun olur? Üstelik masiyetler ve günahlar -bilindiği üzere- manevi necasettir. Bu ise pisliklere ve hissi necasetlere benzer. Buna göre böyle şeylerin nebilere ve resullere nispet edilmesi nasıl caiz olur?

Hadisi şerifte de, masiyetlerin gizli necaset olduğuna işaret edilmektedir. Bu konudaki Resulullah (s.a.v)'in sözü şu şekil­dedir:

"Sizden her kim, bu (masiyet türü) pislikten bir şey işlerse, onu, gizli tutsun. Çünkü bize ondan bir parça aktanrsa, ona, Allah'ın kitabını uygularız."[7]

Rivayet edildiği gibi, bu hadisin anlamı şöyledir: "Kim iş­lediği masiyeti ortaya çıkarırsa ve onu açıklarsa, ona, had ce­zası vurulması gerekmektedir."

Kısacası: Bu anlatılanlara göre; şeriat ve akıl, Peygamber­ler için masumiyetin gerekli olduğunu söylemektedir. Zira peygamberin kendisine uyulmasını ve tabi olunmasını engelle­yici; pislikleri ve necis şeyleri veya hırsızlık, yol kesici, içkici, zina vb. şeyler yapması nasıl caiz olur?!

Peygamberin gidişatı, güzel olmadığında veya hayatı, kü­çük- büyük günahlara karıştığında, peygamberin sözünün, in­sanlara nasıl bir etkisi olur?

Bunların aksine peygamberin hayatının, hidayet nuruyla aydınlanmış, iffet ve temizliğiyle tanınmış; üstün, güzel ve dü­rüstlükle süslenmiş bir fazilet ve bir yüceliğe göre olması ge­rekmektedir. İşte bu, PEYGAMBERLERİN MASUMİYETİni gösterir!

"el-Akidetü'l-İslamiyye" adlı kitabın "Masumiyetin Vas­fı" başlığı adı altında şöyle denilmektedir:

"Yüce Allah'ın, Resulullah (s.a.v)'in; ümmeti için "en bü­yük bir örnek" olduğuna şahadet etmesinin yanı sıra Allah'ın nassı ile sabit olan özellikler bundan ayrı tutulduğunda[8] inanç esasları, davranışları, sözleri ve ahlakı konusunda kendisine uyulmasının gerektiği; risâletinden sonraki bütün inanç esasla­rında, davranışlarında, sözlerinde ve seçkin ahlakında Yüce Allah'ın emrine uygun olduğuna ve yine inanç esasları, davra­nışları, sözleri ve ahlakıyla ilgili herhangi bir konuda yüce Al­lah'a karşı bir masiyet işlemediği ayetlerle ve yaşantısında sa­bit olmuştur. Çünkü yüce Allah ümmetlere, kendilerine gön­derdiği Peygamberlere uymalarını, tabi olmalarını ve onların gidişatları yani metodlan üzere gitmelerini emretmiştir. Buna göre ümmetlere, Peygamberlerini, güzel örnek edinmelerini emredümesinin anlamı şudur: -Bu, onlardan masiyet halinde ve masiyetin meydana geldiği anda- masiyet ile de onları güzel bir örnek edilmesi gerektiği emredildiği taktirde, Peygamber­lerin risâletlerinden sonrada masiyetleri yapması mümkün olur ki, bunda açık bir çelişki söz konusu olur."[9]



--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

[1] 'En'âm: 6/90.

[2] Ahzâb: 33/21.

[3] Sâd: 38/47 (Bu ve benzeri ayeti kerimelerde de görüldüğü üzere, Peygamberler ile onunla birlikte iman eden kimselerde, güzel örnekler vardır. Zira bunlar (Sâd: 38/47)de d.e geçtiği üzere, seçkin ve iyi kimselerdirler. İşte tüm bu anlatılanlar, Müslüman bir kimsenin, onlara uymasını ve onları, güzel bir örnek ve model edil­mesini zorunlu kılmaktadır. Zira insanlık için bir meşale ve bir ışık konumunda olan bu kimseler, örnek alınmadığında o zaman- algınlığın, küfrün ve tağutluğun meşalesini taşıyanların örnek alınması güıdeme gelir ki, bu da insanlığın kurtuluşu için bir felaket olur. Bundan kurtulmanın tek yolu ise, Peygamberler ile onlarla birlikte iman eden kimselerin örnek alınmasıdır. Çünkü Yüce Allah, onları, bize, ömek olarak göstermektedir. Bu örneklik ise sadece bazı konularda olmayıp her konudadır, (ç)

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 103.

[4] Hûd: 11/43.

[5] Yûsuf: 12/32.

[6] Buharî, İman 17; Müslim, İman 36 (22). Buharî ile Müslim, bu hadisi, Abdullah ıbn Ömer'den rivayet etmiştir.

[7] Bu hadis için b.k.z: Mu vatta, Kader 12; Hakim, Müstedrek; Beyhaki, Sünen Suyu ti, CamiuVSağir, H. No: 175; Hadis, İbn Ömer'den riayet edimiştir Suyutİ'nin ifadesine göre hadîs, sahihtir, (ç).

[8] Hz. Peygamber (s.a.v.)'e verilip de sahabesine ve ümmetine verilmeyen bazı özd-likler vardır ki, bunlar, naslar ile sabittir. Mesela: Teheccüd namazının, Hz. Py-gamber (s.a.v)'e farz kılınması (Müzemmil: 73/2-4); Kendi zamanda, zekatın, Hz. Peygamber (s.a.v) ve onun Ehli beyti tarafından kabul edilmeyip sadakanın kabul edilişi. Dörtten fazla evlilik yapabilmesi (Ahzâb: 33/50-52) gibi. Resulullah (s,a.v)'in evlilik yaptığı müminlerin anneleri ise şunlardır:

1. Hatice bİnt. Huveylid (r. anha)

2. Şevde bint. Zem'a (r. anha)

3. Ayşe bint. Ebu Bekr (r. anha)

4. Hafsa biat. Ömer (r. anha)

5. Zeynep bint. Cahş (r. anha)

6. Zeynep bint. Huzeyme (r. anha)

7. Ümmü Seleme bint. Ebu Ümeyye (r. anha)

8. Ümmü Habibe bint. Ebu Süfyan (r. anha)

9. Meymune bint. Haris (r. anha)

10. Cüveyriye bİnt. Haris (r. anha)

11. Safiyye bint. Huyey (r. anha) (ç)

[9] Bu kitabın yazan, faziletli üstad Abdurrahman Habenneke'dir. Kendisi Ümmü'I Kura Üniversitesi şeriat fakültesinde İslami Araştırmalar Fakültesinde öğretim gö-revlisi. Bu kitap, İslam akidesi konusunda yazılmış nefis bir kİtaptr. Allah, yazarı başarılı kilsin.

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 104-108.
Eğer Birgün Dünyaya Ait Çok Büyük Derdin Olursa, Rabbine dönüp çok büyük Derdim Var Deme!
Derdine dönüp Çok Büyük Rabbim Var De!
Kullanıcı avatarı
Şatibi
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 332
Kayıt: 18 Nis 2010, 19:40

Dön İslami Konular

 


  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir