Osmanlı İmparatorluğunun Son Dönemlerinde Kıbrıs

Osmanlı Devleti'yle ilgili okunması gereken yazıları paylaşabileceğiniz, yorumlarınızı yapıp sorularınızı sorabileceğiniz forum bölümü.

Osmanlı İmparatorluğunun Son Dönemlerinde Kıbrıs

Mesajgönderen Tarık026 » 17 Kas 2008, 19:18

Selamün Aleyküm.

Değerli Arkadaşlar.

Kıbrıs’ın Suriye ve Filistin havalisine bu coğrafyaya yakınlığı sebebiyledir ki, Yahudiler İsrail’i kurmadan önce, Kıbrıs’ı bir atlama taşı olarak seçmişler ve burası üzerine çeşitli planlar tertiplemişlerdir fakat Osmanlı İmparatorluğunun 400 sene boyunca büyük bir dirayetle muhafaza ettiğimiz Halis Filistin toprağı Filistin’i sonra 30 sene bile koruyamayan Araplardan kolayca gasp edebileceklerini düşünen Yahudiler gerekli görüşmeleri yaparak planlarını işleme koymakta gecikmemişlerdir.
Filistin’i ele geçirmeyi hedeflemiş siyonist faaliyetler hemen her kaynakta yer alan meseleler hakkında Dr. Thedor Herzl’in hatıratlarında Türkiye’yi ilgilendiren kısımları toplayan Dr. Yaşar KUTLUAY’ın “Siyonizm ve Türkiye” isimli eserinde (İstanbul, 1967, s. 270-271) şu bilgilere rastlıyoruz:

“Dr. Herzl’in önünde şimdi üç isim durmaktadır. Kıbrıs, Elariş ve Sina Yarımadası, bu üçü de “Kudüs Sancağı”na yakın ve müstakbel hareket planına uygun yerlerdir. İngiltere’de devlet adamları ile temasa geçmiş ve bunlardan “Müstemlekeler Bakanı” Joseph Chamberlain ile olan konuşması enteresandır. Bakan; Elariş ve Sina Yarımadası konularına hariciye karışır lakin beni yalnız “Kıbrıs” ilgilendirir diyerek Yahudilerin oraya yerleşmelerinin bazı mahzurlar doğuracağını, zora baş vurulamayacağını ifade etmesine müteakip, Herzl bir çare bulmuştur. Biz 5 Milyon sermayeli bir şirket kurup, “Elariş ve Sina Yarımadası’na” yerleşmeye girişince ada sakinleri akan altınları görürler. Müslüman Türk halkını adadan def ederler. Rumlar da ellerindeki arsaları satmaya ikna edilirse böylece Ada tamamen bize (Yahudilere) kalmış olur”.
Ki; (1571-1878) yılları arasında Osmanlı Hakimiyetinde olup, İngilizler 5 kasım 1914’de 1878’deki anlaşmayı feshederek tek taraflı olarak ilhak ettiklerini ilan etmişler ve akabinde Lozan görüşmelerinde İsmet İnönü Kıbrıs’la kıyaslanamayacak “Meis Adası” ile Tuna nehri kenarında adı var, kendi yok bir yer olan “Adakale” için görüşmelerde, görüşmeleri uzatma pahasına defalarca taleplerde bulunmasına rağmen, Lozan görüşmelerinde Kıbrıs’ı sadece bir kere zikretmiştir. O da Kıbrıs’ı talep etmek için değil, Kıbrıs’ın mevcut olan durumu dile getirmek içindir.

Merak eden arkadaşlarımız Lozan Antlaşmasının 19. Maddesinde bulabilirler.
Lozan Antlaşması, Madde:19. Türkiye 5 Teşrinisâni 1914 senesinde Britanya Hükümeti tarafından ilan edilen Kıbrıs’ın ilhakını kabul etmeyi beyan eder. Kıbrıs adasından mütevellid veya sakin olan Türk teb’ası, Osmanlı tabiiyetinde olanlar hariç olmak üzere, kavim-i mahalliyeye riayet şartıyla Britanya tabiiyetine iktisab edeceklerdir (Ankara, T.B.M.M. Matbaası, 1923-1924, s. 9)
Ali Naci KARACAN “Lozan Konferansı ve İsmet Paşa.” 488 sayfalık eserinde Lozana dair her şey mevcut olmasına (yenilen yemekler, gezilen yerler, imzalanan antlaşmada kullanılan kağıdın cinsi, imza atılan kalemin tarifi vs gibi konular) karşın Kıbrıs ile ilgili tek bir satır yer almamaktadır. Yine Dr. Rıza NUR “Hayatım ve Hatıratım” isimli hatıratlarını topladığı üç ciltlik eserinin 959. ve 1260. sayfaları arasında Lozan görüşmelerine ait en ince teferruat yer alması karşın Kıbrıs’la ilgili tek bir satır yoktur.
Müstemlekeler Bakanı Joseph Chamberlain ile Dr. Thedor Herzl’in arasında geçen görüşmelerden, parçaları birleştirmekle yükümlü olan Biz “Müslüman-Türk Gençliği”nin o dönemde mali krizde bulunan, sömürge halinde bulunan ülkelerindeki askerlerinin giderlerini karşılama noktasında bile zorluklar içerisinde bulunan İngiltere’nin kimlerden ve nelerden cesaret aldığını da görmemiz için çok küçük bir anekdottur. Tabi konuya daha iyi hakim olabilmek için aynı tarih dilimlerinde Siyonist hareketlerin, Osmanlı egemenliğinde bulunan veya yeni özerklik hakkı kazanmış bölgeler üzerinde izledikleri siyaseti ve o dönemler dahilinde meydana gelen olayları bir bütün halinde okumaları gerekmektedir.

Selametle…
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak...
Kullanıcı avatarı
Tarık026
Gayretkar Üye
Gayretkar Üye
 
Mesajlar: 56
Kayıt: 28 Eki 2008, 22:36
Konum: Edirne

Dön Osmanlı Tarihi

 


  • { RELATED_TOPICS }
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron