Devşirme, çok kısa bir tarifle ,devletin kapıkulu ocakları olan sipahilerle, yeniçerilerin yenilenmesini temin etmek için ortaya çıkmıştır.Çünkü insan ve savaşçı yüzü yenilenmek zorundadır. Hıristiyan çocuklardan devşirme alınmıştır.Yahudilerden alınmamasının nedeni antisemitizm ya da Yahudilik aleyhtarlığı değildir, Yahudilerin şehir toplumu olmasıdır.
Devşirme kurumunda en temel kaidelerden birisi ,şehir uşağının ocağa alınmamasıdır, çünkü şehir uşağının gözü açıktır, muhtelif cereyanlara ,akımlara mensup olabilir.Bu yüzden kültür bakımından kendine göre bir kişiliğe kavuşmuştur.Dolayısıyla ocağın gerektirdiği tek düze kimliğin şehirliye verilmesi mümkün değildir.
Müslümanların devşirmeye alınmaması genel bir kuraldır ,ama istinası yok değildir.Bazı Müslüman köylerden de çocuk devşirilir.Çünkü bu köylerin ahalisi bunu istemişlerdir.
Devşirme işlemi birkaç yılda bir yapılırdı ve genelde sayı birkaç bin çocukla sınırlı tutulurdu. Bazen sayı 5-6 bine kadar ulaşırdı ama fazlası olmazdı. Her yıl yapılmazdı çünkü ihtiyaç belliydi.
İhtiyaca göre sadece Balkanlar’dan değil, bazen Orta Anadolu’dan da çocuklar devşirilmiştir. Mimar Koca Sinan’ın hassa mimarlar ocağı için devşirildiği bilinmektedir. Hatta Kafkasya’dan devşirme alındığı bile olmuştur.
Devşirme emini tek çocuklu ailelerin ,tek oğlan çocuğu olan ailelerin çocuğunu devşiremez.Esasen devşirme için, köy cemaatinin rızasının alınması gerekir.Bunun da sebebi şu olabilir; bir nevi çatışmayı önleyen zımni bir antlaşma ve toplumsal akit söz konusudur.
Kural olarak köylere gidilir: Çünkü değişmeye en açık köy çocuğudur.Burada kural vardır: Tam anlamıyla bir okul çocuğu yaşını almış biri devşirilebilir.Demek ki dokuz yaşın üstüdür, gene aynı şekilde 14-15 yaşın üzerinde de devşirilmesi pek adet değildir.Çünkü bu gibi zevatın artık yetiştirilme yaşı geçmiştir.
Osmanlı devleti çocuk devşirirken hangi etnisitiden olduğuna bakmaz.Nitekim Orta Anadolu’da Karamanlı dediğimiz Türk ama Hıristiyan olan sınıftan devşirme toplandığı görülmektedir.
Genellikle devşirilen çocuklar kimliklerini unutacak yaşta değillerdir.İleri yaşta hangi köyden geldiğini,anasını,babasını,akrabasını hatırlar.Örneğin;Skoloyoviç Mehmet Paşa…
Her devşirme bazılarının sandığı gibi zorla gidilip alınmaz.Hatta bazı fakir köyler çocuklarının bu yolla kurtulacağına, yükseleceğine inanarak gönüllü olurlar.
Devşirme bir hayat tarzıdır.Bu çocuklar Türkçe öğrenir.Enderuna alınmayanlar bile –Türk’e verilmek üzere- İstanbul civarındaki köylerdeki köylülerinin yanına verilir.Rafine bir medrese dindarlığı verilmez bu çocuklara.Bir köylünün dindarlığı veriliyor.En esas unsurdur bu.
Her devşirme köylü mü? Bazen çok önemli ailelerin çocukları da ikna yoluyla alınabilir.Bu Osmanlı ananesine uygundur.Bize Bizans asilleri de katılmıştır.Mihaloğlu, Evrenosoğlu gibi ve bizzat imparatorluk hanedanından ,paleoglardan Murat Paşa gibileri katılmıştır. Şemsi Paşa gibi İsfandiyaroğullarından gelenler de vardır.
Mahmut Paşa ve Sokullu Mehmet Paşa örneğinde olduğu gibi devşirme eminleri aileleri ikna ederler: ‘Çocuğunuzu verin. Müslüman olsun, bu sizin için de iyidir,bizim için de iyidir ‘ derler.
Devşirmelik 17. asırda azalmıştır. Evliya Çelebi’nin verdiği bilgilere göre, IV. Murat zamanında 8000 kişi kadar, 18.asırda III. Ahmed zamanında 1000 kişi civarı devşirilmiştir.Ancak asrın ortalarında Anadolu Türkleri de bu kategoriye girmektedir. Mesela Nevşehirli Damat İbrahim Paşa bu devşirmelerden biridir. 18.asırdan sonra bu müessese pratikte ortadan kalkmaktadır. Osmanlı imparatorluğunda 15. asrın ortalarından 18. asra kadar, yani iki asrı geçen bir süre devşirme geleneğinden bahsedilir.
[font=Franklin Gothic Medium]Kaynak: Osmanlığı Yeniden Keşfetmek -1 (İlber Ortaylı)[/font]


