Abdülhamid, daha şehzadeliği esnasında son derece gururlu ve
haysiyetine düşkündü. Hele yabancı devlet temsilcileri söz konusu olunca, bu
durum kendisini daha belirgin bir biçimde gösteriyordu.
Bir gün zamanın İngiltere büyükelçisi Lord Stratford Canning saraya gelir
ve babası Abdülmecid, şehzade Abdülhamid'den büyükelçinin elini öpmesini
ister. Ancak babasının bütün ısrarlarına rağmen dönemin süper devleti
konumundaki İngiltere'nin bu kurt diplomatının elini öpmez.
Böylelikle geleceğin "ulu hakanı", daha o zamandan, kendi saltanatında
İngiltere'ye karşı takınacağı güvensizlik esasına dayanan tavrın ilk işaretlerini
de vermiş olur.12
12 Nak. Armağan, a.g.e., s. 52.



