Masum Oluş, Peygamberlikten Önce Mi? Yoksa Sonra Mı Olur?

Tüm İslami mevzular hakkında paylaşım yapılabilecek forum bölümü.

Mesajgönderen Şatibi » 02 Ağu 2010, 10:11


Alimler, Peygamberlerin masumiyetinin Peygamberlikten Önce mi? Yoksa sonra mı? ve masumiyetin yalnız büyük gü­nahlardan mı? Yoksa; hem büyük günah ve hem de küçük gü­nahlardan mı? olduğu hususunda ihtilaf etmişlerdir.

Bu konuda bazı alimlerin görüşü şöyledir: Peygamberler için masumiyet, hem Peygamberlikten önce hem de Peygam­berlikten sonra sabit olabilmektedir. Çünkü kişisel hareketler ve davranışlar -Peygamberlikten önce olsa bile- gelecekte olan peygamberin davetine etki eder. Peygamberin, güzel bir gidi­şatı ve nefsinin tertemiz olması gerektiği bunun dışındadır. Böyle bir durum, peygamberin risâletine ve davetine zarar ve­rici bir etki söz konusu değildir.

Bu görüşü savunan alimler, buna; Yüce Allah'ın, Pey­gamberleri, kısanların en tertemiz olanından seçmesini ve on­ları küçüklüğünden itibaren bizzat kendisinin gözetmesini delil getirmişlerdir. Yüce Allah, Hz. Mûsâ (a.s) ile ilgili:

"(Ey Mûsâ!) Gözümün önünde yetişip (terbiye edilesin) diye."[15]

Ve ayrıca Yüce Allah'ın, Peygamberleri seçkin ve iyi kimselerden seçtiği ile ilgili, "Doğrusu onlar (Peygamberler) katımızda seçkin ve iyi kimselerdendirler"[16] ayetlerini, kendi görüşlerine delil getirmişlerdir.

Buna göre Peygamberlerin, Peygamberlikten Önce ve son­ra her türlü günahları; masumiyetleri ve çirkin fiilleri, işlemekten masum olmaları ve bunlardan korunmuş olmaları gerek­mektedir.

Diğer gruba gelince ise; bunlarda "Peygamberlerin, ma­sum oluşunu sadece Peygamberlikten sonra olacağım ve bu dönemde küçük ile büyük günahlardan masum olduklarım sa­vunmuşlardır.

Çünkü insanlar, Peygamberlikten önce Peygamberlere tabi olmakla ve onlara uymakla emrolunmarmşlardır. Tabi olma ve uyma, ancak Peygamberlere vahyin inmesinden ve risalet ile emaneti yüklenmeleri suretiyle şerefli bir konuma geldikten sonra olur. Peygamberlikten öncesine gelince ise; Peygamber­ler de ancak diğer insanlar gibidir. Bununla birlikte (Peygam­berlik öncesi) onların gidişatında masiyetler, günahlar veya kötü ve çirkin bir yola saptıklarında meydana gelecek bir du­rumda ikaz edilirler. Çünkü onlar, Peygamberlikten önce ma­sum değildirler. Fakat onlar, Allah'ın inayetiyle ve yaratılışla-rmdaki temiz halleri üzere korunmuşlardır.

"el-Akidetü'1-İslamiyye ve Ususüha" adlı kitap ta aynen şöyle denilmektedir:

"Peygamberler, peygamberliğe seçilmeden önce iki çeşit üzeredirler:

1. Peygamberin daha sonra gelecek mutlak bir şeriat ile teklif olunmaması: Buna göre masumiyet, peygamberin kendi­si hakkında konmuş bir özelliktir. Çünkü masiyetler ve Allah­'ın emrine muhalefetlikler, ancak şeriat geldikten sonra olur. Mükellef olması da, kendisine gelen şeriat iledir. Kabul edilen durum ise; Peygamberin henüz getireceği şeriat ile mükellef olmamasıdır. Bundan dolayı henüz masumiyetin varlığından; veya yokluğundan bahsetmeye gerek yoktur. Çünkü ortada peygamberin bir şeriat ile mükellef tutulması söz konusu değildir. Çünkü Peygamberlik henüz gelmemiştir.Fakat peygam-! berin yaratılışının yüce olması, nefsinin temiz olması, ruhunun yüksek olması, aklının sağlam olması; kavmi arasındaki ahla­kının, muamelatının, güvenirliliğinin, aklı seliminin, dosdoğru tabiatına ve nefret edilecek çirkinlikleri ve masiyetleri işle­mekten uzak oluşu, O'nun örnek ve yüce olmasını gerektirir.

2. Peygamberin, önceki bir peygamberin şeriatı ile mükel­lef tutulması: Nitekim Hz. Lût (a.s) peygamberliğinden önce-amcası Hz. İbrâhîm (a.s)'in şeriatına tabi idi. Yine Hz. Mû-sâ(a.s)'dan sonraki İsrail oğullan Peygamberleri, kendilerine peygamberlik vahyolunmadan önce Hz. Mûsâ (a.s)'ın şeriatına bağlıydılar. İşte bu durum; peygamberin, Peygamberlikten ön­ce, ne küçük bir günah ve ne de büyük bir günah işlemediğine kesin bir delildir. Fakat Peygamberlerin, Peygamberlikten ön­ceki hayatlarını nakleden tarihçiler, onların; insanların işlediği küçük ve büyük günahlar ve masiyetler gibi masiyetlerden ve günahlardan uzak olduğuna şahitlik etmişlerdir.

Eğer Peygamberlerden -yukarıda anlatılanlardan- bir şey meydana gelse, bu, onlarda pek nadir görülen yanılma ve sürçmelerdir. Onların yaratılışlarının yüce olmasından, nefisle­rinin temiz olmasından, ruhlarının yüksek olmasından ve son­radan teklif olunacakları şeyin önemli olmasından dolayı, böy­le bir şey onlara zarar vermez. Ancak onlardan kaynaklanan bu yanılmalar ve sürçmeler, onların; insanlar tararından insanlık seviyesinin üstüne yükseltilmemeleri ve vasıflanmaları müm­kün olmayan ilahi sıfatları yükletilmemeleri için insanların Önünde normal bir insan gibi olmalarını ispat etmek için (bun­lar) meydana gelmiştir. Bundan dolayı onların, Peygamberlik­ten önceki ve sonraki halleri arasındaki fark ortaya çıkmakta­dır. Onlar, Yüce Allah'ın seçkin kullan ve yaratıklarıdır."[17]

Alimlerin görüşlerinden çıkarılan sonucun Sahîh olanını kısaca şöyle özetleyebiliriz: "Peygamberler -Allah'ın salât ve selâmı onların üzerine olsun- Peygamberliklerinden sonra her türlü küçük-büyük günahlardan ve masiyetlerden ittifakla korunmuşİardır. Peygamberlikten öncesine gelince ise; onların kişiliklerine zarar vermeyecek ve risâletine etki etmeyecek ba­zı basit aksiliklerin meydana gelmesinin ise ihtimali vardır.

Allame Kurtubî (rh.a), "el-Câmiu li Ahkâmi'l-Kur'ân" adlı tefsirinde konuyla ilgili olarak şöyle der:

"Alimler, Peygamberlerden -Allah'ın salât ve selâmı onla­rın üzerine olsun- büyük günahlardan ve her türlü toplu olarak eksiklik ve çirkinliklerden korunmuş olduklarına dair ittifak ettikten sonra, küçük günahın onlardan meydana gelip gelme­yeceği konusunda ise ihtilaf etmişlerdir.

Fıkıhçıların çoğu; Peygamberler, büyük günahlardan ko­runmuş oldukları gibi -bunda icma vardır-, küçük günahların hepsinde de masumdurlar. Çünkü biz, Peygamberlere, mutlak bir emir olarak davranışlarında, naklettiklerinde ve gidişatla­rında bir delile dayanmaksızın tabi olmakla emrolunduk. Buna göre eğer biz onların küçük günah işlemelerini caiz görürsek, o zaman onlara uymak caiz olmaz. Çünkü Peygamberlerin dav­ranışlarının her birisinden maksat; yakınlık mıdır? Mubahlık mıdır? Yoksa isyan tehlikesi olan bir davranış mı? Masiyet mi olduğu açıkça bilinmez. Dolayısıyla kişinin, masiyet olabile­ceği şüphesi bulunan bir emre uymakla emrolunması doğru olmaz.

Ehli Sünnet alimlerinden olan Ebu İshâk el-İsferani bu ko­nuda şöyle der: 'Peygamberlerden, günahlar meydana gelmez. Çünkü onlar, küçük ve büyük günahlardan masumdurlar. İşte onların mucize sahibi olmaları, bir delil olarak onların masum olmalarını gerektirir.'

Ehli Sünnet alimlerinden bazıları da konuyla ilgili olarak şöyle derler: 'Peygamberlerden, küçük günahlar meydana ge­lir'. Bu görüşün aslı yoktur. Zira Ehli-i sünnet alimlerinden çoğuna göre; Peygamberlerden küçük günahların sadır olması caiz değildir.

Bazı son devir alimler ise, konuyla ilgili olarak şöyle der­ler: 'Bu konuda şöyle demek en uygun olanıdır: 'Yüce Allah, peygamberlerin bazılarından günahların meydana geldiğini haber vermiş, onların günah işleyebileceğini belirtmiş, bu gü­nahlardan dolayı onları ikaz etmiş; Peygamberler ise bu gü­nahları kendilerinin işlemiş olduklarını söylemişler, işlemiş oldukları günahlardan dolayı sıkıntı çekmişler, bu günahların­dan dolayı Allah'a tevbe etmişler. Bunların hepsi, yorumu ge­rektirmeyecek bir şekilde Kur'an'in birçok yerinde nakledil­miştir. Her ne kadar bazı ayetler, yorumu gerektirecek olsa da, Peygamberlere ait bu hallerin hepsi, onların makamlarına ve derecelerine zarar getirmeyecektir. Ancak Peygamberlerde meydana gelen bu haller, hata (zelle) ve unutma yönünde gel­miştir. Buna göre bu haller, başkalarına nispetle Peygamberler için iyilik, makamlarının ve kadr-ü kıymetlerinin yüceliğine nispetle kendileri hakkında kötülüktür. Bu konuda en güzel sözü, Cüneyd el-Bağdadi söylemiştir ki, o da şudur: "Ebrarlann (= iyi kulların) hasenatı (= iyilikleri), Mukarreblerin (= Allah'a en yakın olan kulların) seyyiatı (= kötülükleri) gibidir." Buna benzer şöyle bir söz daha vardır: "Bir iş yapmakla kalacaksa ecir, ondan sorumlu tutulur vezir."

(Kurtubî bu konuya devamla şöyle der:) 'işte doğru olan şudur: Her ne kadar ayeti kerimeler, Peygamberlerin bazıların­dan günahların meydana geldiğini gösteriyorsa da, bu durum onların makamlarına zarar getirmez ve derecelerini de indirmez. Bilhassa Allah, onlardan her türlü kötülükleri ve masiyetleri gidermiş, onları, yarattıkları arasından seçmiş, on­ları hidayete erdirmiş, onların nefislerini kötülüklerden temiz­lemiş, onları diğer yaratıklara karşı seçkin ve mümtaz kılmış­tır. Allahın salât ve selâmı onların üzerine olsun."[18]



-------------------------------------------------------------------------------------------------------------


[14] Bu rivayetlerinde gösterdiği gibi, Hz. Peygamber (s.a. v.), tezi uygun olmayan davranışlarda bulunmaya kalkışmış. Fakat anında müdahale yapılmış ve bu dava-nışları yapmaktan vazgeçmiş ve davranışlarında ısrar etmemiştir. Kısacası; bu oly-lar, Hz. Peygamber (s.a.v)'in masumiyetine zarar verebilecek nitelikte değildir. Bu konu, ileride daha geniş açıklanacaktır, (ç).

Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, Ahsen Yayınları: 108-110.

[15] Taha: 20/39.

[16] Sâd: 38/47

[17] Ustad Abdurrahman Habenneke, el-Akidetül-İslamiyye, s. 116.

[18] Kuıtubî, et-Câmiu li Ahkâmil-Kur an, İ/308.
Eğer Birgün Dünyaya Ait Çok Büyük Derdin Olursa, Rabbine dönüp çok büyük Derdim Var Deme!
Derdine dönüp Çok Büyük Rabbim Var De!
Kullanıcı avatarı
Şatibi
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 332
Kayıt: 18 Nis 2010, 19:40

Dön İslami Konular

 


  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir