Hayreddin Paşa ve Cihadı...
Büyük Osmanlı Denizcisi ve Amirali; Hızır Hayreddin Paşa, Midilli’de doğdu. Babası Midilli’nin fethi üzerine kale muhafızı olarak adaya gelmiş olan Vardarlı Nurullah Yakup Ağadır. Hızır’ın İshak ve Oruç adında iki ağabeyi ve İlyas adında bir de kardeşi vardı.
İshak Midilli’de çalışıyor, Oruç ve Hızır ise deniz ticareti yapıyorlardı. Küçük kardeşi İlyas’ı da alarak Trablusşam’a sefere çıkan Oruç reisin gemisi Rodos şövalyeleri tarafından rehin tutuldu. İlyas şehid oldu, Oruç reis esir edilerek Rodos’ta zindana atıldı, Hızır reis, Oruç reisi fidye karşılığı kurtarmaya çalışmışsa da buna muvaffak olamadı fakat Oruç reis bir yolunu bularak kaçmayı başardı. Bu hadiseden sonra Oruç reis deniz akıncılığına başladı.
Geleceğin Hızır Hayreddin Paşa’sı olan Hızır Reis ise bir süre daha deniz ticaretine devam etti. Fakat sonunda o da ağabeyinin yanında deniz akıncısı olmaya karar verdi. Beraberce Tunus Beyi’ne müracaat ederek ganimetlerden beşte birini ona vermek suretiyle Halkü’l Vad kalesinde barınmak için anlaştılar (1512).
Bundan sonra Akdeniz’de geniş bir akıncılık hareketine giriştiler.Ceneviz, Venedik, Fransız, İspanyol ticaret ve harp gemilerine karşı kazandıkları başarılar üzerine hem kuvvetleri arttı, hem de servet ve şöhretleri arttı.
İspanyol tehdidindeki Kuzey Afrika devletçiklerini (Tunus ve Cezayir bölgeleri) savunan, sonra da bu toprakları fetheden Hızır kardeşler zamanla İspanyol kuvvetlerini yenecek bir donanma meydana getirdiler. Bu arada Hızır kardeşler Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim’e bir elçi göndererek himayesini talep ettiler. Böylece Yavuz Sultan Selim Han, Hızır kardeşleri himayesine alarak, onlara Anadolu’dan denizci toplama izni verdi. Gemi, topçu, teknik eleman, stratejik malzeme göndererek desteklemeye başladı. Mısır’ı fethedince de Oruç Bey’e Cezayir Sancak Beyi unvanını verdi ve Cezayir’in Osmanlı toprağı olduğunu ilan etti. Avrupa’da ise Oruç Bey’e, Cezayir Kralı deniliyordu.
Oruç Reis, İspanyollarla yaptığı Tlemsen muharebesinde şehid düştü. Oruç Reisin ölümü üzerine Cezayir şehri dışındaki arazi Hayreddin’in elinden çıktı. Ayrıca Cezayir’i almak için gelen kuvvetli bir İspanyol donanması ile savaşmak zorunda kaldı. Bu arada Yavuz Sultan Selim Han, Hızır Hayreddin Reise Beylerbeyi unvanı vererek ayrıca yardımlarda bulunmuştur.
Kaptan Hızır Hayreddin Paşanın Cezayir'e yerleşmesine kabul etmeyen, devrin en güçlü Hıristiyan-Avrupa devleti olan İspanya ile savaşlara devam etti. İmparator Charles Quint’in üzerine gönderdiği 170 savaş ve nakliye gemisi ile binlerce askerden oluşan donanması ile savaşıp ve mağlup etti pek azı kaçarak kurtulabildi.
1520’den sonraki yıllarda, bütün hıristiyanlık dünyasını şaşırtan zaferler kazandı. Akdeniz’deki bütün Türk ve Müslüman deniz akıncıları onun emrine girmek için Cicel’e akın ettiler. Kısa zamanda 40 gemilik bir donanma kuruldu.
Kafi derecede kuvvetlenince tekrar Cezayir üzerine yürüdü ve şehri tekrar zaptetti. İspanyollara ait bir deniz üssünü havaya uçurarak ele geçirdi. Bir gün sonra kaleye yardım için gelen on teknelik bir İspanyol filosu kaçmak isterken tutularak tamamen esir edildi. İslam alemini sevince gark eden bu zaferler, hıristiyanları mateme boğuyordu. Hızır Hayreddin Paşayı durdurmak için ortak bir donanma hazırladır ve başına Andrea Doria’yı getirdiler. Andrea Doria önce Afrika kıyısında bir hareket üssü elde etmek için 40 parçalık bir donanma ile Şirsel’e çıkarma yaptı ise de şehrin müdafileri tarafından mağlup edildi. (1531).
Akdeniz’de karşısına çıkan tüm donanmaları mağlup eden ve artık karşı çıkacak bir donanma bulunmayan Hızır Hayreddin Paşa, bu sırada hıristiyan zulmüne karşı ayaklanmış olan Endülüs Müslümanlarına yardıma gitti ve 70 bin Müslüman’ı Afrika’ya geçirerek kurtardı. Hızır Hayreddin Paşa 1533 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından bir hatt-ı hümayun ile İstanbul’a çağırıldı. Yerine Hasan Ağa’yı bırakarak, Osmanlı donanmasının başına geçerek Mesine yakınlarında 18 gemilik bir filoyu mağbup ederek yaktı. 1533 yılı ortalarında Hızır Hayreddin Paşanın donanması büyük merasimler eşliğinde İstanbul limanına geldi. Kendisi Kaptan-ı Derya unvanıyla Osmanlı Deniz Kuvvetleri Kumandanlığına ve Divan-ı Hümayun (Bakanlar Kurulu) üyeliğine getirildi (1534) bu arada 62 yaşında idi.
O kış İstanbul tersanelerinde 61 pare yeni gemi inşa ettirdi. 1534 yılı ilkbaharında 80 parçalık bir donanma ile Akdeniz’e açıldı. Santa Luka, Sidraro, Fondi ve İsperlonga şehir ve kalelerini zaptetti. Haçlılar üzerinde yeteri kadar korku uyandırdıktan sonra Tunus’a döndü. Halkü’l Vad ve Tunus’u aldı. Kayravan’a çekilen Tunus Beyini top kundakları üzerine yelken taktırarak takip ve de mağlup etti. Tüm kabileleri itaat altına aldı (1534).
Tunus’un zaptı Avrupa’da büyük bir yankı uyandırmıştı. Tunus Beyinin yardım istemesi üzerine Avrupalı haçlılar, Papalık, İspanya, Napoli, Ceneviz, Malta ve Portekiz kuvvetlerinden oluşan 300 gemi ve 24.000 kişilik bir ordu ile Halkü’l Vad’de karaya çıktılar. Burayı bir müddet müdafaa eden Hayreddin Paşa, daha sonra Tunus’a giren ve günlerce yağmalama yapıp Müslümanları katleden haçlı ordusunun üzerine gitti.
Cezayir’e gelir gelmez 35 teknelik bir donanma ile derhal denize açılan Hayreddin Paşa, İspanya kıyılarına baskınlar verdi. Yolda Tunuslu esirleri Avrupa’ya taşıyan haçlı gemilerini yakalayıp, Müslümanları kurtardı. Büyük ganimet ve pek çok esirle tekrar Cezayir’e geri döndü.
Preveze Deniz Savaşı...
Hızır Hayreddin Paşa idaresindeki Osmanlı donanmasının bu zaferleri Venedik devletini çok güç durumda bıraktı. Papaya ve bütün Avrupa devletlerine müracaat ederek bir haçlı donanması hazırlanmasını istedi. Bütün güçlü denizci devletlerin katılması ile 300 kadarı kadırga ve kalyon gibi büyük harp gemisi olmak üzere 600 teknelik bir donanma kuruldu. Bu donanmanın başına da devrin en meşhur kaptanı olan Adrea Doria bir kez daha getirildi.
Hızır Hayreddin Paşa bu büyük deniz kuvvetine Preveze önlerinde 122 kadırga ile karşı çıktı (Eylül 1538). Gemilerin bir kısmına Turgut Reis, sağ kanada Salih Reis, sol kanada ise Seydi Ali Reis kumanda etmekte idiler. Savaşın başlangıcında rüzgarı arkadan alan ilk safta 150 kadar haçlı kalyonunun Osmanlı donanması üzerine yürümesi herkesi dehşete düşürdü. Fakat rüzgar durunca yalnız rüzgarla hareket edebilen kalyonlar hareketsiz kaldı. Kalyon toplarının kısa menzilinin dışında kalan kürekli ve süratli Osmanlı kadırgaları uzun menzilli toplarıyla bu iri gemileri delik deşik ettiler.
Hızır Hayreddin Paşanın gayet seri olarak yerli yerinde yaptırdığı manevralar ve Turgut Reisin de katıldığı çevirmeden sonra saldıran Osmanlı levendleri haçlı gemilerinin bir kısmını da batırarak arkadaki gemilere hücum ettiler. Savaşın kaybedildiğini anlayan Adrea Doria gece karanlığından istifade ederek harp sahasını terk etti. Preveze Deniz Zaferi bütün Osmanlı Ülkesinde “Cihad-ı Ekber” sayılarak şenliklerle kutlandı.
Ertesi yıl birkaç kalesi daha zapt edilen Venedik, sulh istemek zorunda kalınca Akdeniz’deki Osmanlı hakimiyeti tamamlanmış oldu. Bunun hemen ardından 400 gemi ile saldıran yeni haçlı donanması Hayreddin Paşanın yerine bıraktığı Hasan ağa tarafından bozguna uğratıldı. Havanın da bozması üzerine haçlı donanması perişan olarak geri döndü.
Bu arada Hızır Hayreddin Paşa Komutasındaki Osmanlı Donanması 1543 yılında Fransızlarla müşterek hareket etme emri aldı. Nis zapt edildi. 5. Karl’ın İspanya ve İtalya topraklarına hücumlar yapılarak, onu Fransız Kralı Fransua ile sulha mecbur ettikten sonra İstanbul’a döndü (1544).
Hayreddin Paşa iki yıl daha İstanbul’da yaşadıktan sonra 1546’da vefat etti. İstanbul’da Beşiktaş semtinde deniz kenarındaki türbesinde medfundur.
Allah Rahmet Eylesin İnşaallah...
KAYNAK: Gazavat-ı Hayreddin Paşa “Hayreddin Paşanın Hpatıraları”, Hazırlayan; M. Ertuğrul DÜZDAĞ...



