Hasan Sabbah
Ruh emrine basit bir ölçü olan aklın hangi sapıklığa memur edilebileceğini göstermekte eşsiz bir manyak olan Hasan Sabbah, İran’ın meşhur nasipsiz şairlerinden Ömer Hayam ve Selçuklu vezirlerinden Nizamülmülk ile mektep arkadaşlığı etmiş ve Alparslan’ın himayesine ermişken, Selçuklularla bozuşmuş, oradan Mısır’a kaçmış, Şii Fatımilerden himaye görmüş ve Fars illerinde, - nice büyük din adamına beşik olmakla maruf ve bu defa küfrün en şiddetlisine maruz- öz memleketi Rey şehrinde başına birtakım tımarhanelikleri toplayarak bazı zapt edilmez kaleleri basmış, düşürmüş, üzerine gelen Selçuklulara karşı durabilmiş ve devlet 7. asrın ortasına kadar 181 yıl ayakta kalabilmiş bir adam…
‘Kartal Yuvası’ manasına, dik kayalıklar üstünde ‘Alamut’ kalesi… Bu kalede bağlılarının, bir işaretiyle kendilerini kale burçlarından attığı, kuduz fikir ve gözü karanlıkta ve cahil yığınları büyülemekte eşsiz bu adam, Şiiliğin Rahmanilikten Şeytaniliğe aktarma edilen, Bizans, Fars ve Yahudi kırması ‘İlhad- küfür’ aksiyoncularının başında gelir…
Kaynak: NFK, Doğru Yolun Sapık Kolları


News