ÇOCUK SEVGİSİ
Sultan Abdülhamid Han'ın huzurlu bir aile hayatı vardı. Hem
patişah hem de örnek bir aile reisiydi. Çocukları çok severdi. Onlarla
ilginmeyi, baba şefkatini göstermeyi ihmal etmezdi. Bir evladının
yanarak vefatı ve başka bir çocuğunun da hastalığının teşhis edile -
meyerek ölümü kendisini çok üzdü. Bunun üzerine "benim çocuğum
kurtulamadı, kimbilir fakir fukaranın çocuklarına nasıl bakılıyor.
Hiç olmazsa bir hastahane yaptıralım da benim gibi birçok babaların
kalbi yanmasın" diyerek "Hamidiye Etfal Hastahanesi"ni
bugünkü adıyla "Şişli Çocuk Hastahanesi" ni kurdu. En seçme doktorları
orada görevlendirerek Almanya'dan en gelişmiş cihazlarla
hastahaneyi donattı. Böylece birçok baba yüreği yanmaktan kurtulmuş,
kendisine dua etmişlerdir.
Çocuklar okusun, ailesi fakir ise yardım edilsin.
Sultan, yeni bir köşkün yapımında çalıştırılan sekiz-dokuz yaşlarında
iki küçük çocuğu Hünkar Dairesinden seyretmekte. Bir ara
bu çocuklar gelerek pencerenin önündeki fiskiyeli havuzdan yıkanmaya
başlarlar. Çocukların bu hali çok hoşuna gider. Onları çağırır,
büyüğüne adını sorar. Çocuk "Mecid" der, küçüğüne de aynı soruyu
yöneltince aldığı cevap "Hamid" olur. Cevaplar daha da hoşuna gider
ve Müdür Ahmet Bey'i çağırtarak "Bu çocukları şimdi doğruca
Tüfekçibaşı Tahir Paşa'ya götürünüz. Bunları Maiyet tüfekçi Bölüğü'ne
kaydettim. Maaş alsınlar. Mektebe gitsinler" emrini verir. Ayrıca
bir kese altın ihsan ederek, çocukların anne ve babalarına yardım
edilmesini, elbise vs. ne lazımsa alınmasını da emreder.
[İkinci Abdülhamid'in Liderlik Sırları - Mehmet AYDIN]



