Tarihin son zamanlarda çözer gibi olduğu ve Abdülhamîd'in zerrece alâkası bulunmadığını tesbite başladığı 31 Mart hâdisesi, bizzat revşinden, oluş ve akış tarzından anlaşılacağı gibi Padişahı düşürme vesilesi bulmak için İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından hazırlanmış hain bir tertiptir ve bu hakikat binlerce vesika bir tarafa bedahet halinde sabittir.
Bu eserin muharriri, 1947 yılında, Rıza Tevkife ait "Abdülhamîd'in Ruhaniyetinden istimdat" isimli manzumeyi "Büyük Doğu"da yayınladığı için ilk hapsine girdiği zaman hastahanede yatmakta olan ve mahkeme naibi tarafından ifadesi alınan Rıza Tevfik aynen şöyle demiştir:
- 31 Mart hâdisesini İttihatçılar hesabına körükleyenler arasında bizzat ben ve Selim Sırrı Tarcan bulunuyorduk!
Rıza Tevfik ilk defa Büyük Doğu'da neşredilen bu manzumesinde Ulu Hakanı "Şevketli" diye vasıflandırdıktan sonra, onu "Asrın en siyasi Padişahı" diye gösterir ve kendisi de işin içinde, Abdülhamîd düşmanlarına "İftiracılar" sıfatını layık görür.
Bu bahsin Abdülhamîd Hân'a ait masumluk ve mazlumluk bakımından biricik ispat unsuru, bedahet çapında bir vakıadır.
- Eğer 31 Mart ayaklanması Abdülhamîd'in eseri olsa idi, Hünkar derhal hareketin başına geçer ve emrindeki Hassa kıtalarıyle birlikte Selanik üzerine çullanırdi.
31 Mart hâdisesini tertipleyenlerin İttihatçı olduğu, art bir laboratuar katiyetiyle sabittir.
[Necip Fazıl Kısakürek - Ulu Hakan İkinci Abdülhamid Han]




