Hilafet Nedir? Sultan Abdülhamid’in İttihad-i İslam Politikası nedir?

11111

Başta İngiltere olmak üzere diğer batılı ülkeler, Hilafet’in tesirini ortadan kaldırmak için çeşitli yollara başvurmuşlardır.

Örneğin propaganda ile Halife’nin Kureyş’ten olması gerektiği tartışmalarını gündeme getirdiler. Böylece Hilafet silahının güçsüz Arap kabileleri elinde etkisiz duruma getirilmesini amaçlıyorlardı.

Sultan II. Abdülhamid Han, bu olumsuz propagandayı engellemek; Osmanlı Halifeliği’nin meşru olduğunu ispatlamak için çok sayıda risale ve broşür yazdırarak muhtelif İslam ülkelerine dağıttırdı. Ayrıca İngiltere, Hindistan ve Mısır’daki bazı gazetelere halifeliğinin meşru olduğunu ispat etmek için mali imkânlar ayırdı.

İngiliz tarihçi Prof. Dr. Arnold Toynbee’nin de ifadesiyle; “Bugün dahi uykuda olduğu, fakat uyanacak olursa İslam’ın birleştirici ve kaynaştırıcı özelliği nedeniyle hesaplanamayacak derecede psikolojik tesirler yapacağı bilinen 2.Abdülhamid’in Panislamist siyaseti, başta İngiltere olmak üzere diğer Avrupa Devletleri’ni ve Rusya’yı endişeye düşürmüştür. Zira o dönemde Avrupa Devletleri’nin ve Rusya’nın sömürgesi altında yaklaşık 250 milyon Müslüman yaşamaktaydı.”

2.Abdülhamid Han, bu siyasetini yürütebilmek için, 1876 yılında ilan edilen 1.Meşrutiyet ile hazırlanan Kanuni Esasi’ye 4.Madde olarak: “Zatı Hazreti Padişahi Hasbel Hilafe Dini İslam’ın hamisidir.” Yani “Padişah, Halifeliği sebebiyle İslam Dini’nin koruyucusudur” maddesini yazdırmıştır.

Cennetmekân Sultan II. Abdülhamid Hân hilafet politikasını etkin bir şekilde kullanmak adına tarikat şeyhlerini ve dervişlerini İstanbul’da ağırladı. Tarikatlar vasıtasıyla İslam Birliği siyasetini her tarafa yaymış, bu amaçla Uzakdoğu’ya, Afrika’ya, Kafkasya’ya, Hindistan’a tarikat temsilcilerini göndermiştir. Böylece, o bölgedeki Müslümanların Hilafet makamına olan bağlılığını sağlamayı başarmıştır.

Hicaz Demiryolu’nun bütün Müslüman ülkelerden toplanan yardımlarla yapılması
Çok sayıda Kuranı Kerim bastırmış, basılan bu Kuranı Kerimleri bilhassa sömürge durumuna düşmüş İslam ülkelerine göndermiştir. Bunun önemini o dönemin İngiliz Büyükelçisi Lord Nicholsen açıklamaktadır: “Biz Mısır’da, bilhassa Hindistan’da İslam ülkelerini idaremiz altına alabilmek için milyonlarca altın harcadık ama başarılı olamadık. Halbuki Sultan II. Abdülhamid Han, her yıl Selamı Şahane, bir de Hafız Osman Hattı Kuranı Kerim göndererek bütün İslam ümmetini sınırsız bir hürmet duygusu içinde emrinde tutuyordu…”

Elbette ki Sultan II.Abdülhamid Han’ın hilafet politikası bu kadarla sınırlı değildi. Ancak bu sütunlardan ancak bu kadarını yazmakla iktifa ediyoruz şimdilik. Allah’ın selamı ve bereketi üzerinize olsun.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aşağıdaki kutucuğa uygun rakamı yazınız (Sayı İle) *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.