Ermeni meselesi

ermeni_meselesi_1465483729_868

Malumunuz Ermeni meselesi ile bizi köşeye sıkıştırmak isteyen iç ve dış mihraklar uydurdukları ’emperyalist bir yalan’ ile alnımıza kara bir leke çalmak istiyorlar.

Batı dünyası kendi utancına yeni ortaklar arayışı içerisinde siyaseten Türkleri soykırım yapmakla suçlamakta ve asla masum olmayan amaçlar ile Ermeni meselesi konusunda ezilenin yanında zalime karşı duran bir tarafmış gibi görünmekte ancak vicdanen bakıldığında batının tarih boyunca ezilenlerin yanında olmak gibi bir misyon yüklendiği hiç görülmemiştir.

Kıymetli kardeşlerim Balkanlarda Osmanlıdan bağımsızlık kazanan ulusların izinden giden Ermeniler Doğu’da bağımsız bir Ermenistan kurma hevesine kapıldığında karşılarına önemli bir sorun çıkmıştı: Hiç bir Osmanlı şehrinde çoğunlukta değillerdi. Batılı devletler ve Rusya Ermenilere akıl vererek Türkleri bu coğrafyadan uzaklaştırmak için onları katlederken aşırı şiddet uygulamalarını Ermenilere tavsiye etti. Ermeniler bu tavsiyeye harfiyen uydu. Çoluk çocuk yaşlı demeden insanlık onuru ile bağdaşmayan bir şekilde Türkleri şehit etmeye başlamışlardı.

‘SOYKIRIM’ İDDİALARININ ARKASINDAKİ GERÇEK
1915 Ermeni Tehciri kararı, fiilen ortaya çıkan bir isyana ve düşman ordusuyla işbirliğine karşı alınan bir karardır. Tehciri `soykırım’ gibi göstermek, Nazizm’in soykırım suçunu dünyaya yayıp hafifletmek anlamına gelir. Tarih şuurundan ve bilgisinden yoksun ve ne dediğini bilmeyen bazı kişiler; “Pekâlâ Ermenileri kesmişiz, şu soykırımı kabul edelim, bu sayede Avrupa’ya da bizi alırlar,” diyorlar.

Ama bunun ne anlama geldiği hakkında en ufak bir bilgileri olsaydı bu sözleri söylerken iki kere düşünürlerdi. Soykırım, zaman aşımına bağlı olmayan bir suçtur. Asırlar da geçse, kovuşturulur. Bunun tarihsel-kültürel açıdan anlamı şudur; soykırımın suçlusu bir millet alnına çalınan bu karayı ilelebet taşır. Hem de bütün fertleriyle.

Buna göre, Türklerin geçmişi, yani dedelerimiz, Ermenilere karşı kin tohumları atan ve onları yok etmeyi planlayan adamlar ise bu suçtan, torunlarımız ve onların torunları da suçlu olacaktır çünkü Ermenileri öldürenlerin torunları olarak gösterileceklerdir.

OSMANLI ERMENİ İLİŞKİLERİ NASILDI?
Ermeni Patriği Nerses 1876 yılında Vatandaşlık Meclisi Şurası’na sunduğu mektubunda, “Şayet günümüze kadar Ermeni milleti, millet olarak korunduysa ve inancını, kilisesini, dilini, tarihi ve kültürel değerlerini koruyorsa, tüm bunlar Türk hükümetinin Ermeni milletine gösterdiği koruma, yardım ve hayırseverlik sayesindedir. Kader, Ermenileri Türklere bağlamıştır. Bundan dolayı Ermeniler, devletin savaş ve ağır sınav günlerinde buna kayıtsızca davranamaz. Aksine her zaman oldukları gibi ona yardım etmek zorundadırlar. Vatanını seven Ermeni, devlete yardım ederek, Ermeni milletinin hizmet ve yardımının en iyisini görecektir.” demektedir.

ermeni_(3)
Dedem Cennetmekân Sultan Abdülhamid Hân ecdadının asırlardır yürüttüğü siyaset gereği devletin üst düzey bürokrasisinde din ve milliyet ayrımı gözetmeksizin ehil olan kişileri göreve getirmiştir.  Ona Ermeni katili diyenler Osmanlı padişahlarının şahsî gelir ve giderlerine ait işlere bakan teşkilât olan Hazine-i Hassa’nın idaresini art arda üç Ermeni Nazıra (Bakana) emanet etmesini unutmuş gözükmektedirler. Sultan Abdülhamid Han’ın Ermeni bakanlarından ilki Agop Kazazyan Paşa’dır.
ermeni_(4)
Osmanlı İmparatorluğu’nda Hazine-i Hassa Nazırı olarak görev almış Ermeni devlet adamlarından bir diğeri de Mikael Portakalyan Paşa’dır. (1841-1897)

Mikael Portakalyan Paşa’nın vefatından sonra ise 1897’de Hazine-i Hassa’nın başına Hovhannes Sakızyan Paşa atanmıştır.

Bakan seviyesine çıkmış Ermeniler de Osmanlı hükümetinde görev yapmışlardır.

Bunlar;
1- Agop Kazazyan (PTT Bakanı)
2- Mareşal Garabet Artin Davut Paşa (PTT Bakanı)
3- Andon Tıngır Yaver Paşa (PTT Bakanı)
4- Oskan Mardikyan (PTT Bakanı)
5- Berdos Hallacyan (Bayındırlık Bakanı)
6- Mareşal Garebet Artin Davut Paşa (Bayındırlık Bakanı)
7- Avukat Krikor Sinapyan (Bayındırlık Bakanı)
8- Krikor Agaton (Bayındırlık Bakanı)
9- Gabriel Noradunkyan (Bayındırlık Bakanı) (Dışişleri Bakanı) (1912 – 1913)

Şimdi şunu soruyorum: “1000 Yıldır bu topraklarda beraberce yaşadığımız Ermenileri neden soykırıma uğratmak için 1000 yıl bekledik? Biri bu sorunun cevabını verebilir mi?..”

Şehzade Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu…

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aşağıdaki kutucuğa uygun rakamı yazınız (Sayı İle) *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.