"> Devlet-i Aliyye gönüllerde yaşamaya devam ediyor | İkinci Abdülhamid Han Adına Yapılmış İlk ve Tek Türk Sitesi

Devlet-i Aliyye gönüllerde yaşamaya devam ediyor

 

 

 

1111

Anadolu’nun yakılıp yıkıldığı, Ortaçağın zor zamanlarında acı ve ızdırap her yanı sarmıştı. Can ve mal emniyetinden yoksun insanların ahı asumana yükselmişti.

Allah’ın veli gönüllerinin duası ile Rabbimizin rahmeti imdada yetişti ve siyasi olarak bölünmüş Anadolu Osmanoğullarının sancağı altında birleşti. Öyle bir birleşti ki, Rumeli’den, Orta Avrupa içlerine, Afrika’dan, Asya’ya, Arap Yarımadasından Ukrayna’ya kadar olan geniş bir coğrafya İslam’ın sancaktarı ve hizmetkârı olan Osmanoğullarının iman ve adaletli yönetimini kabul etti.

Allah’ın yüce kelâmını ve İslâm’ın buyruklarını İslâm’dan nasibi olmayan diyarlara taşımak, onların da iman ve İslâm ile müzeyyen olmalarına vesile olmak gayesiyle asırlar boyunca gayret gösteren herkesten Rabbim razı olsun. Bu yolda atalarım ve ceddim olan Osmanoğullarına bu sancaktarlığı nasip ettiği için de Rabbime sonsuz şükürler olsun.

Zaman geçiyordu. Her geçen zamanda anlayışlar ve düşüncelerde değişiyordu. Ortaçağ’da kurulan Devlet-i Aliyye Yeniçağ’ı bizzat kendi eliyle Peygamber müjdesini gerçekleştirerek İstanbul’un fethi ile açmış ve nihayet Yakınçağ’a ulaşmıştı. Bütün bu çağlar ve devirler boyunca ayakta kalmayı başarmıştı. Elbette ki bu başarı Allah’ın bir takdiri ve lütfu idi.

Osmanlı Padişahları İslam dinine hizmet etmek amacıyla ömürlerini harcamış pek çok sıkıntılar yaşamış olmalarına rağmen dine, devlete ve millete hizmet yolunda bir an olsun geri adım atmamışlardır. Bu uğurda pek çoğu canını vermekten bile çekinmemiştir. Saltanat denilen husus tasavvur edildiği gibi zevk ve eğlence değil, hizmet ve fedakârlık makamıdır.

Allah’ın bu kadar uzun ömür lütfettiği ve Türk tarihinin en uzun yaşayan devleti olan Devlet-i Aliyye’nin başında bulunan Hanedan-i Âl-i Osman elbette ki Allah’ın takdiri ile bu makamı şan ve şerefle altı asır boyunca taşımayı bilmiştir.

“Devlet-i Aliyye ortadan kalktı, tarihten silindi” diye sevinenler Osmanlının hâlâ onu sevenlerin gönüllerinde ilk günkü diriliği ile yaşadığını gördükçe düşmanlıklarını daha da artırmaktadırlar, ancak unutulmamalıdır ki Osmanlı tarihte kalmış bir devlet değildir, Osmanlı sadece bu coğrafyada değil egemenlik kurduğu coğrafyalarda eserleri, abideleri ile kıyamete kadar yaşayacaktır.

Bugün gördüğüm şudur: Osmanlıya düşman olanların büyük bir çoğunluğu nedense dinimize de düşmanlık duymaktadırlar. Bunun sebeplerinin neler olabileceği konusunda uzun uzun düşündüm. Kendimce bir neticeye ulaştım. O da şudur: Bu durum Osmanlı’nın dine olan hizmetinden kaynaklanmaktadır. Devlet-i Aliyye din kurallarına uyularak da büyük bir medeniyet kurulabileceğinin canlı örneğidir. Bu durum din karşıtı olanların “din bizi geri bırakıyor” teorisini boşa çıkarmaktadır. Dine olan düşmanlıkları yüzünden her fırsatta Osmanlı’ya hücum etmeyi alışkanlık haline getirmeleri kanaatimce bu yüzdendir.

ALLAH a emanet olun selam ve dua ile vesselam…

Şehzade Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu…

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aşağıdaki kutucuğa uygun rakamı yazınız (Sayı İle) *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.