Archive for » Kasım, 2009 «

Ve İlk Görev Suikast Selâmlığı…

Osmanlı sultanı II. Abdülhamid’in otuz üç yıllık saltanatı, suikast girşimlerinin de toplamıdır. Kadir Tanır, en son romanı Suikast Selâmlığı’nda bu konuyu irdeliyor. Roman, İver Yayınları tarafından yayınlandı. Suikast Selâmlığı dört bölümden oluşuyor. Yemin, Şah Açmazda, ‘Fedai’ Avında-1, ‘Fedai’ Avında-2, Yer Gök ‘Suikast’, Bir Maymun Kayboldu, Şeytan(ım)la Hasbıhal… bu dört bölümlük yolculuğun duraklarından yalnızca birkaçının adı. [...]

Sultan Abdülhamid’in Hafızası

Sultan, 19′uncu Asrın son yıllarında kabul ettiği bir şefire soruyor: -Ekselans sizi gözüm ısırıyor! Acaba nereden görmüş olabilirim? -Görmüş olabileceğinizi zannetmiyorum, haşmetmeâb; belki yarım asırdan beri memleketinize ayak basmış değilim!.. -Demek yarım asır kadar evvel buradaydınız!.. -Evet, haşmetmeâb; muhterem pederiniz Abdülmecîd Hân devrinde babam sefarethanenin birinci katibiydi. Bir gün elçilik heyetiyle beraber huzur-u şahaneye kabul [...]

Milliyetçi Padişah

Evet, Abdülhamîd Hân, milliyetçi bir Padişahtı ve bu duygusunu, esas bildiği ümmetçilik ruhunu örselemeksizin, aynı ruha tâbi kılarak muhafaza etmenin sırrına ermişti. Onun gözünde her şey ruhî muhtevadan yani iman ve İslâm’dan ibaretti; kavimcilik de ancak bu ruhî muhtevaya liyakat, riayet ve hizmet belirttiği nispette tutunabilirdi. Bu gayeyledir ki, idaresi altındaki koca imparatorluğun, Arnavut, Arap, [...]

Abdülhamid Donanmamızı Mahvetti!

Abdülhamîd düşmanlarının iddiası şudur: -Abdülâziz devrinde, İngiliz donanmasından sonra gelen ve bütün dünyada ikinci sırayı tutan donanmamızı mahvetti. Koca donanmayı, işe yaramaz tekneler halinde atalete mahkûm etti, Halic’e tıktı ve ona hiç bir hayat hakkı vermedi. Bu anlayış, daima olduğu gibi, çukuru tepe görürcesine tersine bir idraktir; ve Abdülhamîd’in girift bir zemin üzerindeki faziletini, basit [...]

Sultan Abdülhamid’in Edison’a Yaptığı Teklif

Elektrik sahasındaki âmil keşifleriyle meşhur (Edison)u adım adım takip ettiği, nihayet kendisine resmen başvurup Türkiye’ye gelmesini istediği, çalışmalarına burada devam etmesini teklif ettiği, Amerika’da kazandığı paranın tam yirmi mislini takdime de hazır olduğunu bildirdiği, fakat kâşifin bu tekliflere iltifat göstermediği, tarihi bir hakikattir. İşte, yepyeni bir cephesiyle daha Abdülhamîd.. Faziletlerinin belki en küçüğü olarak müspet [...]

Abdülhamîd Din Kitaplarını Yaktırıyor!

Abdülhamîd hakkındaki İttihatçı, Mason, Yahudi, (Lö-vanten), kozmopolit ve Batı emparyalizması ajanlarının uydurduğu masallar o kadar gülünç, iğrenç ve havsala yakıcıdır ki, bunlardan yalnız bir tanesini, o da basın yönünden ele alıp aydınlığa çıkarmak geri kalanı izah edebilir. Ziyaüddin, yani «dinin ışığı» ismindeki Meşrutiyet Şeyhülislâmı, daha doğrusu Şeyh-ül ifsad’ı, Padişahın halline fetvada gerektirici sebep olarak onun [...]

Tahir Paşa

Tahir Paşa, Debreli bir Arnavut olup son derece güçlü kuvvetli ve hudutsuz sâdık bir insandı. Abdülhamîd’e yakınlığı ise onun şehzadeliği zamanında başlıyordu. Genç yaşında İstanbul’a gelip kayıkçılık ve kaldırımcılık yapan Tahir Paşa Abdülhamîd ile ilk münasebetini şöyle anlatır: «-İstanbul’da gayet kuvvetli bir Hırvat vardı. Kimse onun sırtını yere getirememişti. Önüne her çıkanla kavgaya tutuşur ve [...]

Abdülhamid’in Soğanlı Yumurtası, Sarayda Yemek Hırsızlığı, Padişahlara Arzuhaller…

“Sofranız nur, haneniz mamur olsun!” sözü Osmanlı’da boşuna söylenmemiş. Çünkü Osmanlı’da yemek kültürü oldukça önemliymiş. Yemek deyince, Padişahların her birinin bir başyemeği varmış. Söz gelimi Sultan II. Abdülhamid’in en çok sevdiği yemek soğanlı yumurtaymış. Hatta soğanlı yumurtayı kim iyi yaparsa o ödüllendirilirmiş. Özellikle de Ramazan ayının 15’inde Hırka-i Saadet ziyaretleri yapılır ve aynı gün Topkapı [...]

Abdülhamid’den Bugüne Değişmeyen Oyunlar

Doktor Mehmed Şakir’in yazma eseri, II. Abdülhamid’in 1890′dan itibaren izlediği hac sağlığı siyasetinin esasını oluşturmuş, yeniden gün yüzüne çıkmış: “Halife II. Abdülhamit’in Hac Siyaseti”. Anlaşılabilir bir üslûp ile kaleme alınmış olan eser yayına hazırlanırken mümkün olduğunca yazarın üslubuna ve imlasına sadık kalınmış. 1880′li yılların başında Asya ve Avrupa kıtalarında başlayan ve uzun süren Kolera salgını, [...]

Abdülhamit Dönemi Kültürü Ve Serveti Fünun Edebiyatı

Sultan II. Abdülhamit döneminin kültür hayatı bugüne kadar sağlıklı bir biçimde değerlendirilememiştir. Çünkü o dönemin muhalifi olan İttihatçıların II. Meşrutiyet sonrası her şeye hâkim olması, Mütareke ve Cumhuriyet dönemleri boyunca da aynı dünya görüşüne mensup insanların kültür hayatını yönlendirmesi yüzünden o döneme tek yanlı bakış var. Bu da Tanzimat Fermanı’nın kültürel hedeflerine ulaşmaya çalışan Abdülhamid’in [...]