Buluşlara Osmanlı İlgisi

Bulışlara Osmanlı İlgisi

Osmanlı Devleti’nde daha kuruluş yıllarından itibaren ilme ve âlime büyük bir değer verilmiştir. Bu durum Osmanlı Devleti’nin gerileme ve çöküş devrinde de devam etmiştir. Sultan 2. Abdülhamid, bir yandan zor günler yaşayan devleti içine düştüğü zor durumdan kurtarmaya çalışırken, bir yandan da modern dünyadaki ilmî ve teknolojik gelişmelere büyük alâka duymuş ve onları yakından takip etmiştir. Osmanlı arşivlerindeki pek çok belge, bunu açıkça ortaya koymaktadır.

Birinci Belge: 9 Cemâziyelâhir 1268 tarihli, Mâliye Nâzırı ve Serasker Paşa’yla yapılan resmî yazışmadır. Bu yazıda, yangın söndürmek için İngiltere’de icat edilen makineden birinin denenmek maksadıyla alınması Maliye Nâzırlığı’ndan istenmektedir. Sözkonusu yazışmadan açıkça anlaşıldığı gibi, 2. Abdülhamid, İngiltere’de icat edilen bir makineden hemen haberdar olmakta ve makinenin ülkeye getirilmesi için emir vermektedir.

İkinci Belge: Sadâret Mektûbî Kalemi’ne 20 Kanûn-ı Evvel 1308′de gönderilen bir yazıdır. Yazının evrak numarası 314, husûsî numarası 43′tür. Adana Valiliği’ne hitaben yazılan bu belgede, su kuvvetiyle hareket eden bir makine icat eden ve Nâfia Nâzırlığı’ndan berat (patent) almış Sakız Mevlevîhânesi Postnişi (şeyhi) İsmail Efendi’ye Adana’ya yapacağı yolculukta kolaylık gösterilmesi istenmektedir. Bu yazı, icat sahibi bir âlime verilen değeri açıkça ortaya koymaktadır.

Üçüncü Belge: Sadaret Mektûbî Kalemi’ne 15 Şaban 1313 tarihinde gönderilen yazıdır. Askerî Mektepler (Mekâtib-i Askeriye) Nâzırlığı’na gönderilmesi istenen bu yazıda, yer hareketlerini incelemek maksadıyla Fransa’da icat edilen bir âletin satın alındığı ve Mekteb-i Fünûn-ı Harbiye’de kullanıldığı belirtilerek, sözkonusu âletle yapılan çalışmaların neticelerinin padişaha bildirilmesi istenmektedir. Ayrıca bu cihazın kullanımı için iki subayın görevlendirildiği ifade edilmektedir. İşin daha da enteresan yanı, bu cihazın mucidi mühendis Lucien Mofok ile Lui Forniyal’ın mükâfatlandırılması emredilmektedir.

Dördüncü Belge: Bâb-ı Âlî (Sadâret) Hâriciye Nâzırlığı Tercüme Odası’na, Kuzey Amerika Philadelphia şehri, Atlanta Sokağı 3840 numaralı hânede oturan Dr. Donberg tarafından 26 Şubat 1277 tarihinde gönderilen yazının tercümesidir.

Bu yazıda özetle şöyle denmektedir: Şifreli bir yazı icât ettim. Bu yazı mekteplerden başka, telgrafnâmelerde de kullanılabilir. Bunun diplomaside ve askerî işlerde kullanılmasının çok fayda sağlayacağı âşikârdır. Bu yazının anahtarı olmadıkça, okunması mümkün değildir. Öğrenilmesi de kolaydır. On yaşındaki bir çocuk on saatlik bir eğitimden sonra, hem okumayı hem de yazmayı öğrenir. Bundan başka gönderen veya gönderilen kişinin anahtarı kolaylıkla değiştirilebilir. Amerika vatandaşı olduğum ve politika ile de hiçbir münasebetim olmadığından hakkımda herhangi bir suizanda bulunulamaz. İngilizce bazı gazetelerden yapılan alıntılar, bu yazı ile yazılarak numûne olmak üzere mektubuma eklenmiştir.

Mektubun saraya ulaşması üzerine, Sultan 2. Abdülhamid, bu mucitle yakından ilgilenmiş ve onun beşinci rütbeden Mecîdî nişanıyla mükâfatlandırılmasını emretmiştir.

Beşinci Belge: 20 Şevval 1318 / 28 Kanûn-i Sânî 1316 tarihli olup Yıldız Sarayı Başkitâbet Dâiresi’ne aittir. Bu yazıda, Aix-la-Chapelle Otomobil Şirketi Fabrikası’nın Müdürü Mösyö Ashof’a dördüncü rütbeden Osmanlı nişanı verilmesi emredilmektedir.

Altıncı Belge: Umûr-ı Hâriciye Nâzırlığı’na hitaben Bahriye Nâzırı tarafından yazılan 19–26 Muharrem 1324 tarihli bir yazıdır. Zırhlı bir denizaltı yapan Alman Karl Hecel, padişah tarafından İstanbul’a davet edilmiş, yol masrafı olarak kendisine 500 mark gönderilmiş ve pasaport işlemlerinin acilen yapılması için Peşte Şehbenderliği’ne, Hâriciye Nazırlığı tarafından telgraf çekilmiştir.

Yedinci Belge: Kopenhag Başşehbenderli­ği’nden, Umûr-u Hâriciye Nâzırlığı’na gönderilen 30 Eylül 1322 tarihli bir yazıdır. Bu yazıda, Kopenhag Başşehbenderliği, denizaltılarla alâkalı bir buluş yapan Mösyö Berg isimli bir şahsın mektubundan bahsetmekte ve bu konuda yapılması gerekenlerin padişahtan sorulmasını istemektedir.

Bütün bu belgelerden, Sultan 2. Abdülha­mid’in ilme ve ilim adamına verdiği değer, ilmî ve teknolojik buluşlara gösterdiği alâka açıkça görülmektedir.

Kaynak: Sızıntı dergisi Sayı: 388
Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks

Buluşlara Osmanlı İlgisi için 4 yorum yapılmış.

  1. Avni diyor ki:

    Osmanlının bilime ve buluşlara önem verdiği;Hezarfen Ahmet Çelebi galata külesinden üçtü diye Cezayire sürülmesi ve Matbaanın diğer dünya milletlerine göre 300 yıl sonra kullanılmasına izin verilmesinden belli.İçten yanmalı motoru,elektriği,bilgisayarı hatta cep telefonunuda osmanlı icat etti.
    Bu tür masallarla kendimizi kandırmayalım.

    • Yönetim diyor ki:

      Abdülhamid Han dönemi için böyle bir örnek verebilir misiniz? Veya yazı da Abdülhamid Han döneminden bahsedildiğinin farkında mısınız?

  2. merdümgiriz diyor ki:

    öncelikle, yukarıdaki yorumlara atfen şunları söylemek istiyorum:
    osmanlı devletinde olan ilmi inkişaflar kesinlikle görmezden gelinemez. yukarıda bir arkadaşın bahis açtığı üzere elbette bazı vakalar osmanlıdaki bilim hayatını kötü bir biçimde zedelemektedir. buna hezarfen ve takiyüddin en iyi örnektir. fakat bu durumun tüm devlete ve tüm osmanlı zamanına aksettirilmesi yanlıştır. bazı zamanlarda devletin kontrolünü elinde bulunduran zatlar bu ilim adamlarını kendi çıkarları uğruna harcamaktadır.
    ayrıca gene yukarıda bahsi geçtiği üzere matbaanın osmanlıda avrupa’dan 300 yıl sonra kitap basmaya başlamasının arkasındaki durum gözardı edilmektedir. matbaa osmanlıda lale devrinde kullanıldı ve çok kısa sonrada kapatıldı, nedeni ise: o dönemde ki çok sayıda hattatın(ki sayıları binlerle ifade ediliyor) işsiz kalma tehlikesidir. elbette ki hattatlar için ilmin inkişaf etmemesi tercih dahi edilemez ama o zamanın şartlarında bu durum gayet doğaldır.

    2. abdülhamit dönemine gelince.
    2. abdülhamit’in her yönden ilme değer verdiği aşikardır. ilk açıklamada belgeriyle gösterildiği üzere telgrafın oluşturulması için 2. abdülhamit bu aleti bulan kişiye bir hayli iaşe sağlamıştır. zamanında amerikalılar ve avrupalılar bu telgrafı önemsiz bir şey sayıp pek yardım yapmamıştır ve o zaman ise abdülhamit bundan haberdar olup mucit ile bizzatihi irtibata geçmiştir. o dönemde ki osmanlı coğrafyasında bulunan telgraf hatları uzunluğuna bakılırsa bu durum kesinlikle yadsınamazdır. abdülhamit ayrıca elektrik, araba gibi bir çok yeniliği osmanlıya getiren padişahtır.
    zamanında ertuğrul fırkateyni ile japonya’ya bir robot hediye ettiğide bugün bilinmektedir ki bu robot o zaman direkt olarak 2. abdülhamit’in isteği ile bir saat ustasına yaptırılmıştır.

    bu konuda eksiği olanlar zamanın şartlarını göze alarak bağımsız ve tarafsız kaynaklardan yararlanarak 2. abdülhamit dönemini bir gözden geçirirse onun ilme ne kadar yarar sağladığını görecektirler.

    not:
    resmi tarihimiz ilk başlardan itibaren 2. abdülhamit ve osmanlı ile bir rekabete girdiğinden(gölge boksudur bu) ne yazık ki bir çok şey yanlış olarak biliniyor. umarım türkiye daha homojen bir yapıya kavuştukça ve biz kendi ideolojimize uymayan gerçeklere karşı daha sağlıklı bakmaya başladıkça türkiye gelişmeye başlayacaktır.

  3. pendik çiçekçi diyor ki:

    Abdülhamid Han!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>