Batı basını Sultan Abdülhamid’e karşı böyle propaganda yapmıştı


Türk düşmanları Fransız Tarihçi Kont Albert Vandal ve İngiltere devlet adamlarından Gladstone’nin “Le Sultan Rouge-Kızıl Sultan”, “The Great Criminal-Büyük Cani” olarak niteledikleri Sultan II. Abdülhamid’e “mutlakiyetçi”, “müstebid”, “zalim”, “katil”, “diktatör”, “tiran” gibi hakaretler ve küfürler de savrulmuştu.

Sultan II. Abdülhamid, 1876’da tahta çıktığında, çözülmüş ve zayıflamış Osmanlı İmparatorluğu’nu toparlayıp dağılmaktan kurtarmak ve bir arada tutmak için,muhaliflerince “istibdad” yani “zulüm ve baskı dönemi” olarak nitelenen şahsi bir idare kurmuş ve 33 yıl iktidarda kalmıştı. Devletin dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu, iç ve dış mihrakların her türlü ifsad edici oyuna başvurduğu saltanat devrinde, “ hafiye teşkilatı” kurmak ve basına “sansür” uygulamakla tenkit edilen II. Abdülhamid, devletin idari yapısını merkezi anlamda yeniden örgütlemiş, alt yapı ve eğitim yatırımlarına önem vermiş, devlet hazinesini düzene sokarak dış borçların azaltılmasına gayret göstermişti. Ayrıca “İslam Birliği” düşüncesi etrafında “Hilafet merkezli” bir dış politika yürütmüş ve bu politikayı Avrupa’ya özellikle de İngiliz emperyalizmine karşı ustaca kullanmıştı. Bu sayede Türk bayrakları ve II. Abdülhamid’in resimleri Hint’in köylü kulübelerine kadar girmiş, Cava, Çin, Afrika ve Orta Asya camileri “Emirü’l-Mü’minin” e dualarla inlemişti. “Finansmanı ve inşaatı İslam aleminden toplanan paralarla yapılan, borçsuz, faiz ödemesi olmayan ve tamamlandığında kâra geçmiş “Hicaz Demiryolu” projesini gerçekleştirmiş, İstanbul’da Haliç ve Boğaziçi’ne de köprü projeleri” hazırlatmıştı.

Özellikle dış politikada yürütülen “İslam Birliği” siyaseti ve Almanya’nın bir denge unsuru olarak kullanılması İngiliz emperyalizmi ve çıkarlarına önemli ölçüde sekte vurmuştu. Bunun yanında Siyonizm ve Yahudilerin Filistin’de yerleşmesi talebine karşı çıkışı, Avrupa basını ve sermayesini elinde bulunduran Yahudi lobilerini de son derece rahatsız etmişti.

Ermeni komitecilerinin Avrupa müdahalesine sebep olmak için yaptıkları terör ve protesto hareketleriyle devrim teşebbüslerini bastırması ise bardağı taşıran son damla olmuş, başınıİngiltere’nin çektiği büyük küresel güçler ve Yahudi sermayedarlar, düzenlerini bozmaya çalışan ve çıkarlarına darbe vurarak kendilerine itaat etmeyen “II. Abdülhamid”in devrilmesine karar vermişlerdi.

Bunun için Avrupa basınında büyük bir karalama kampanyası başlatılmış, saltanatı döneminde muhalifleri tarafından yabancı memleketlerde,  Hareket Ordusu’nun darbesiyletahttan indirilmesinden sonra Türkiye’de bin türlü abartılarla yalnız kusurlarından bahsedilmiş ve türlü iftiralar atılarak kanlı ve korkunç bir tip haline getirilmişti.

Türk düşmanları Fransız Tarihçi Kont Albert Vandal ve İngiltere devlet adamlarından Gladstone’nin “Le Sultan Rouge-Kızıl Sultan”, “The Great Criminal-Büyük Cani” olarak niteledikleri Sultan II. Abdülhamid’e “mutlakiyetçi”, “müstebid”, “zalim”, “katil”, “diktatör”, “tiran” gibi hakaretler ve küfürler de savrulmuştu.

Bu odaklar Türkiye içerisindeki uzantılarının da desteğiyle 21 Temmuz 1905 Cuma günü Hamidiye Camii’nden çıkan II. Abdülhamid’e bir suikast gerçekleştirmiş, olay sonrasında Ahmed Refik’in ifadesiyle hakikat tamamiyle meydana çıkarılarak, “Osmanlı milletini Abdülhamid’in zulmünden kurtarmak için bu hareket-i kahramanenin Ermeni vatandaşlarımızca icra olunduğu anlaşılmıştı.” Halbuki propagandacıların  “Kızıl Sultan dedikleri II. Abdülhamid’in en büyük özelliklerinden biri de kan dökmekten son derece sakınmasıydı. O kadar ki kendisine yapılan suikastın ele başısı Edward Joris’i  bile affetmişti.Gerçekte ise Türkiye’de darağaçları Sultan Abdülhamid’den sonra kurulmuş ve ormanlar teşkil edecek kadar bereketlenmişti.”

İşte saltanatı döneminde ve tahttan indirilmesinden sonra Batı basınında Sultan II. Abdülhamid’i karalama kampanyasından örnekler:

“Le Musee De Sires”, 1896 tarihli bu karikatürde “Sultan II Abdülhamid kadın ve çocukların dahi başlarını alan eli kanlı bir katil olarak tasvir ediliyor.

“Le Rire”, Paris 29 Mayıs 1897 “Kızıl Sultan Abdülhamid”

“MASQUES DE SIRES”- Türk Sultanı Abdülhamid

“L’Assiette au Beurre” 31 Ekim 1093 “II. Abdülhamid”

 

Sultan II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra Oriens Dergisi’nde yer alan bu karikatürde “Abdülhamid’in sonu ne olmalıydı?” diye soruluyor ve idamı ima ediliyordu.

 

Emre Gül/ Tarih Dosyası/ Dünya Bülteni

 

Batı basını Sultan Abdülhamid’e karşı böyle propaganda yapmıştı için 3 yorum yapılmış.

  1. Cemil dege dedi ki:

    Sitenizi mobile uygun hale getirirmisiniz. Ücretsiz wordpress eklentikeri var incelermisininiz. 🙂 😕 Mobilde zorlanıyorum başkalarıda zorlanıyordur buna eminim

  2. MANMAE dedi ki:

    Batı ülkeleri daha da uydursun. Zaten uydurmuş uydurabildiği kadar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aşağıdaki kutucuğa uygun rakamı yazınız (Sayı İle) *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.