31 Mart Vak’ası…

11081315_1583852168521560_3161445976115805933_n

 

Siyasî tarihimizde karanlıkta kalan birtakım hadiselerin yeniden yoruma ihtiyacı olduğu açıktır. 31 Mart olayının da aradan uzunca bir zaman geçmesine rağmen, üzerindeki sis perdesi hâlâ aydınlatılmış değildir.

Siyasi tarihimize ‘irtica’ kavramı, bu hadise ile birlikte girmiştir. Bu hadise için kimi arşiv belgelerinde “hareket-i irtica”, “hadise-i irtica” kimi belgelerde de “hadise-i ihtilaliye”, “hareket-i ihtilaliye”, “harekât-ı iğtişaşiye” ve “vakıa-i ihtilaliye” tabirinin kullanıldığı görülmektedir.

İttihat ve Terakki Cemiyeti, kendini Meşrutiyetin tek sahibi olarak görmüş, herkesi İttihatçı olmak için yemin ettirmeye çalışmış, İttihatçı olmayanlar neredeyse vatan hainliğiyle itham edilmişlerdir. Cemiyete girdiğini ispatlamak için yemin etmeyenler tutuklanmakta idi. Bunun yanında, cemiyetin farklı siyasî oluşumlara hayat hakkı tanımayan tekelci tavrı da etkili olmuştur.
31 Mart Hadisesinin meydana gelmesinde İttihat ve Terakki’nin bu uygulamalarının yanı sıra, hadisenin patlak vermesinde hadiseyi yaşayanlar ile üzerinde çalışma yapanlar farklı yaklaşımlarda bulunmuşlardır. Örneğin; o dönemi yaşamış olan Cevat Rifat Atılgan ve Mustafa Turan’a göre bu hadisenin çıkmasında birinci derece rol oynayanlar Siyonistlerdir. Onlar hadiseyi Yahudilerin Filistin’e yerleşmelerine ve toprak satışına engel olan II. Abdülhamid’i tahttan indirme teşebbüsü olarak yorumlamışlardır.
Ayaklanmanın çıkmasından sonra İstanbul’da denetimi elinden kaçıran İttihat ve Terakki asıl güç merkezi olan Selanik’teki 3. Ordu’yu harekete geçirdi. Böylece ayaklanmayı bastırmak üzere Hareket Ordusu kuruldu. Ayaklanmacılar 23 Nisan’ı 24 Nisan’a bağlayan gece İstanbul’a girmeye başlayan Hareket Ordusu’na başarısız bir direniş çabasından sonra teslim oldular.

Ayaklanmanın bastırılmasından sonra sıkıyönetim ilan edildi ve ayaklanmacıların önderleri Divan-ı Harp’te yargılanarak ölüm cezasına çarptırıldılar. Muhalefet hareketi önemli kayıplara uğradı. Ama en önemli gelişme, Meclis-i Umumi Milli adı altında birlikte toplanan Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan’ın 27 Nisan’da II. ABDÜLHAMİD’İN TAHTTAN İNDİRİLMESİNİ, yerine V. Mehmet Reşat’ın geçirilmesini kararlaştırmasıydı.

Böylelikle bu isyanın neden çıkarıldığı anlaşılmış oldu…

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aşağıdaki kutucuğa uygun rakamı yazınız (Sayı İle) *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.